Google Reklamları
engin akbaba (Islık)
Ötekileriz Kültür Sanat Girişimi Forumu
Şubat 07, 2012, 00:46:14 ÖÖ *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
  ANASAYFA ANAFORUM Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1] 2 3 4 5 6 7   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: engin akbaba (Islık)  (Okunma Sayısı 7210 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
enginakbaba
ÖKS Girişimcisi
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 68


Site
« : Nisan 04, 2008, 12:51:47 ÖS »

Sana ağladığım kentlere nisan bakışlı yağmurlar yağıyor

İnce bilekli yağmurlar yağıyor sana ağladığım kentlere
Kalbimin yıpranmış atlaslarında bir gitmek yuvalanıyor
Ah şu çirkin adamlar neden sever şehzade güllerini
Hangi defter arasında unutulmuş kır çiçeği
Kurutulmuş bir şiir vardır
Ömrünün voltasına
Yollar çizmiş kirli sakallı adamlar için
Sana ağladığım kentlere
Hazan gülüşlü yağmurlar yağıyor

Bu gece değilse bile yarın
Seni sevmelerden dönen kalbimi
Kurutup sigara dumanında
Bir defter arasında unutacağım
Bu gece değilse bile mutlaka bir gün
Unutacağım, seni sevmelerden dönen kalbime
Yağan ince bakışlı nisan yağmurlarını…

Hoşça kal demiyorum
Gitmelere öykünmüş
Üşümüş it gibi titreyen kalbimin en kuytu yerinde
Seni taşıyacağım

Afyon otogarında
Bir kız görmüştüm
Şubattı ayazdı üşüyordum.
Annesine sarılır gibi sarılmıştı
Boynuna tiryaki
Eflatun atkısına
O zaman da renk körüydüm şimdi de
Ama atkının eflatun, karın beyaz
Ve şubatın ayaz olduğunu
Seni sever gibi biliyordum.
Biliyordum kara yolu işçilerinin
En çok serseri köpekleri taşladığını
Ama ben gidiyordum
Sadece yollara anlam katmak içindi gidişim.
Herhangi bir eylem biçimi değildi…
Yüreğimin zulasında sen uyuyordun
Hangi kente yağmur yağsa,
Bolu dağlarına ya da dersim önüne,
Ne zaman Kızılbaş bir türkü olsa Köroğlu halkın dilinde
Uyanıp boy veriyordun kalbimin titreyen mavi göğünde
Ama ben gidiyordum…
Afrika’dan kuzeye inci dişili köleler taşıyan gemiler gibi homurdanıp
Dilimle dişimin arasında
Adını tekrarlayarak,
Herkesten saklayarak, sayıklayarak, yalınayak gidiyordum…
Tunç bir sabah oluyordu aklımda yüzünün beyazlığı
Dudağımın aralığında
Göğsünün ayva sarı tüyleri

Ah şu çirkin adamlar neden sever cam önlerinde boy veren pembe çiçekli küpelileri
Seni sevdiğim tüm zamanlarda renk körüydüm şimdi de…
Ama ayvanın sarı
Göğsünün beyaz
Ve dudağının nar pembesi olduğunu biliyordum.
Ve bütün sevişmelerimin mavi…
Ben en çok maviyi seviyordum bakışların gibi…
Sen siyaha vurgundun bir de romanlardaki aşklara
Ama ben gidiyordum…
Sen herhangi bir romanın aralığında
Uykusuz bir kız arardın
Mahcup sevişmelerden dönen…

Ben gidiyordum
Herhangi bir otobüsün kırk bir numaralı koltuğuna yükleyip geçmişimi
Kırık bir aynanın simyası bozulmuş yanında
Kirli sakallı bir çocuk gülüşü büyütüyordum…
Hayalinle anadilimde sevişiyordum..
Yetmezdi tek bir dilde sevişmek bağ bozumu Anadolu toprağında
Bozkır ırmakları gibi
Yurdumun doğusuna gidiyordum
Seninle Kürtçede de sevişebilmek için…

Ah şu çirkin adamlar neden sever cellât sepetinde açan beyaz gülleri?
Ama ben seviyordum.
Sevdada hadsizlik olmaz diyerek…

Mart 2008
Antalya

Moderatöre Bildir   Kayıtlı

sana a?lad???m kentlere nisan bak??l? ya?murlar ya??yor.
zeyno
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 700



« Yanıtla #1 : Nisan 04, 2008, 13:46:28 ÖS »


Islığınızı duyunca koştum.
Ve görünce geldiğinizi şiirinizle, nasıl sevindim.

Hoşgeldiniz Sevgili Engin Akbaba.

Islığınız hiç bir zaman eksik olmasın.
Ne elinizden, ne dilinizden.. Dudağınızdan, kalbinize dek.
Islığınız var oldukça, şiiriniz nasılsa hep var olacaktır.

Saygılar, selamlar.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
YeldaKaratas
ÖKS Girişimcisi
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 191


« Yanıtla #2 : Nisan 04, 2008, 22:56:30 ÖS »

Selam olsun, kardeş ıslığına sevgili Engin. Merhaba...
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sanat Dedektifi
ÖKS Girişimcisi
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 209


« Yanıtla #3 : Mayıs 05, 2008, 16:24:10 ÖS »

Engin AKBABA sıkı şiirlere imza atıyor, kutlarım.

Zehra YENİCE
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« Yanıtla #4 : Mayıs 10, 2008, 10:56:39 ÖÖ »

Sana ağladığım kentlere nisan bakışlı yağmurlar yağıyor

işte lirizm..coşkunun rengi..aşkı ve de sevdayı içsellleştirmiş kalem..
oldum olası böyle yüreklere gitmeyi sevdim..kar fırtına boranda

yağmur ne ki:)

HB
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Mehmet Ak
ÖKS Kurucu-Yönetici
ÖKS Girişimcisi
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 145



Site
« Yanıtla #5 : Mayıs 22, 2008, 08:23:36 ÖÖ »

BU ISLIK ÇOK DERİN, ETKİLEYİCİ...
BU ISLIK TÜM NEFESLİ SAZLARIN ATASIDIR OLSA OLSA...
ÇOK ETKİLENDİM. PAYLAŞTIĞINIZ İÇİN SONSUZ TEŞEKKÜRLER...
SEVGİLERİMLE...
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

ah bu lambalar, küçücük c?l?z lambalar…
sedef Kandemir
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 441



« Yanıtla #6 : Mayıs 25, 2008, 15:33:17 ÖS »

Alıntı
Sana ağladığım kentlere nisan bakışlı yağmurlar yağıyor

İnce bilekli yağmurlar yağıyor sana ağladığım kentlere
Kalbimin yıpranmış atlaslarında bir gitmek yuvalanıyor
Ah şu çirkin adamlar neden sever şehzade güllerini
Hangi defter arasında unutulmuş kır çiçeği
Kurutulmuş bir şiir vardır
Ömrünün voltasına
Yollar çizmiş kirli sakallı adamlar için
Sana ağladığım kentlere
Hazan gülüşlü yağmurlar yağıyor

Bu gece değilse bile yarın
Seni sevmelerden dönen kalbimi
Kurutup sigara dumanında
Bir defter arasında unutacağım
Bu gece değilse bile mutlaka bir gün
Unutacağım, seni sevmelerden dönen kalbime
Yağan ince bakışlı nisan yağmurlarını…

Hoşça kal demiyorum
Gitmelere öykünmüş
Üşümüş it gibi titreyen kalbimin en kuytu yerinde
Seni taşıyacağım

Afyon otogarında
Bir kız görmüştüm
Şubattı ayazdı üşüyordum.
Annesine sarılır gibi sarılmıştı
Boynuna tiryaki
Eflatun atkısına
O zaman da renk körüydüm şimdi de
Ama atkının eflatun, karın beyaz
Ve şubatın ayaz olduğunu
Seni sever gibi biliyordum.
Biliyordum kara yolu işçilerinin
En çok serseri köpekleri taşladığını
Ama ben gidiyordum
Sadece yollara anlam katmak içindi gidişim.
Herhangi bir eylem biçimi değildi…
Yüreğimin zulasında sen uyuyordun
Hangi kente yağmur yağsa,
Bolu dağlarına ya da dersim önüne,
Ne zaman Kızılbaş bir türkü olsa Köroğlu halkın dilinde
Uyanıp boy veriyordun kalbimin titreyen mavi göğünde
Ama ben gidiyordum…
Afrika’dan kuzeye inci dişili köleler taşıyan gemiler gibi homurdanıp
Dilimle dişimin arasında
Adını tekrarlayarak,
Herkesten saklayarak, sayıklayarak, yalınayak gidiyordum…
Tunç bir sabah oluyordu aklımda yüzünün beyazlığı
Dudağımın aralığında
Göğsünün ayva sarı tüyleri

Ah şu çirkin adamlar neden sever cam önlerinde boy veren pembe çiçekli küpelileri
Seni sevdiğim tüm zamanlarda renk körüydüm şimdi de…
Ama ayvanın sarı
Göğsünün beyaz
Ve dudağının nar pembesi olduğunu biliyordum.
Ve bütün sevişmelerimin mavi…
Ben en çok maviyi seviyordum bakışların gibi…
Sen siyaha vurgundun bir de romanlardaki aşklara
Ama ben gidiyordum…
Sen herhangi bir romanın aralığında
Uykusuz bir kız arardın
Mahcup sevişmelerden dönen…

Ben gidiyordum
Herhangi bir otobüsün kırk bir numaralı koltuğuna yükleyip geçmişimi
Kırık bir aynanın simyası bozulmuş yanında
Kirli sakallı bir çocuk gülüşü büyütüyordum…
Hayalinle anadilimde sevişiyordum..
Yetmezdi tek bir dilde sevişmek bağ bozumu Anadolu toprağında
Bozkır ırmakları gibi
Yurdumun doğusuna gidiyordum
Seninle Kürtçede de sevişebilmek için…

Ah şu çirkin adamlar neden sever cellât sepetinde açan beyaz gülleri?
Ama ben seviyordum.
Sevdada hadsizlik olmaz diyerek…

Mart 2008
Antalya


Neden susmuş çağrısı ıslığın?
Sevdada hadsizlik olmaz Sevgili Engin. Şiire devam sayfanız sizi, sizi biz bekliyoruz.

Sevgilerle


 
 
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"Çalmadan, ç?rpmadan bize ekme?imizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz b?rakmadan ya?amak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmal? idi".
-Sabahattin Ali-
enginakbaba
ÖKS Girişimcisi
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 68


Site
« Yanıtla #7 : Mayıs 27, 2008, 11:37:55 ÖÖ »

uzun zamandır, iki aya yaklaşık süredir iş yoğunluğu sebebi ile "şiir mekanını" ziyaret edemiyordum. ben yokken dostlar gelmiş gitmiş, bir soğuk şerbet sunamadık.
gelenlerin ayağına yüreğine sağlık...

Moderatöre Bildir   Kayıtlı

sana a?lad???m kentlere nisan bak??l? ya?murlar ya??yor.
enginakbaba
ÖKS Girişimcisi
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 68


Site
« Yanıtla #8 : Mayıs 27, 2008, 11:40:15 ÖÖ »

Ayşe Keskin'in yeni yayımladığı "güz şırası" isismli şiiri görünce kendi şıram aklıma geldi. yayımlamak istedim.

Güz şırası

1
kudüslü bir bulutla seviştim ana dilimde
gözleri güz şırası
biraz da bu yüzden vurdular beni
kanım kına gibi kokmasa
anama erken ulaşmazdı ölüm haberim

ölü çocukların parmaklarına,
kon(a)maz güvercin mavileri
beyrut ezgisiyle geçer
çöl kavminin yüzünde ki yırtık atlaslardan
kurumuş nehirler

filistinli yağmurları içer gelincikler
kırılırken bir bir boyunları
boyunları bir bir
şiirimin dizelerine dökülür

2

silahın namusudur arpacık
kurşunun pervazsız kanatlarında
açılır araf’ın beyaz gülü
bir başına gelir ölüm
sonra… sonrasız öyküler dinleriz
bozacılardan
biraz da bu yüzden düşer saçlarımıza
kadınların eli

hanım hanımcık oturur yerinde
züleyha
bacakları kı-v-rılır süleymanın
yılkılarda başı dolu
sonu boş türküler söyler atlar
kadınlar atlara hasret
erkeklerin düşleri dağılır arpacıkta
biraz da bu yüzden kına gibi kokar
anamın baktığı dağlar…

3
düş, kabzasına kan bulaşmış bir imgedir
hiçbir kente sığdıramaz çocuklar
ve meleklerin kanatlarına dokunur uçurtmalar
takılır ipe tanrının dudakları
ad seçeriz mavi kıvrımlar yanından
bütün ırmaklar sağırdır haritalarda
bütün denizler ölü…
kendi rahmini deşer göller
biraz da bu yüzden kına gibi kokar gökyüzü


eylül-ekim 06
antalya
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

sana a?lad???m kentlere nisan bak??l? ya?murlar ya??yor.
sedef Kandemir
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 441



« Yanıtla #9 : Mayıs 27, 2008, 14:16:34 ÖS »

Bir güz şırası tadında buruk içim iğde çiçeği zamanına karıştı, okudum uzakların hüznünü, kına kokulu gökyüzü kadar.

Kutladım, Engin akbaba
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"Çalmadan, ç?rpmadan bize ekme?imizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz b?rakmadan ya?amak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmal? idi".
-Sabahattin Ali-
ayse
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 278



« Yanıtla #10 : Mayıs 29, 2008, 09:21:27 ÖÖ »

kınaları aktı gökyüzünün bugün Trabzon'un... bir acı rüzgâr, bir hırçın dalga ki aman Allah!

silip süpürecek ne var ne yok bir bir deryada
gökten bin martı düşerse kalacak takada bir dal tayfa!

sabah doğaçlaması olsun bu da
selamlar Smiley
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

buradan dörtnala geçti ac?lar?m?z
enginakbaba
ÖKS Girişimcisi
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 68


Site
« Yanıtla #11 : Mayıs 30, 2008, 12:00:51 ÖS »

önce dilini değdir dilime
biriktirdiğim mısralarını al
sonra çıkarsın usundaki maviliğe

ılıman bir iklim iki göğsünün arası
bin bir renk düş yeşeriyor.
bir yanın hep göğü çağırıyor,
buz yanığı sevişmelerden sonra
ayva sarı tüylerinde rüzgar ferahlığı…

suya eğildiğim vakitler
suretini görüyorum göklerde

engin akbaba
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

sana a?lad???m kentlere nisan bak??l? ya?murlar ya??yor.
cigdemünal
Çi?'dem
ÖKS Girişimcisi
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 113


Kaça??m, e?kiya a?klar ya?ar?m durmadan.


« Yanıtla #12 : Mayıs 30, 2008, 12:16:19 ÖS »

"ılıman bir iklim iki göğsünün arası"

Büyüleyici bir etkiyle şiirin devamına çağırdı beni.

Çok şiiri okur, severim. Ama kimini sarıp sarmalar baş ucuma asarım. Heybeme bir şiir daha ekledim.

Sevgi ve Saygımla
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Borcum Yok! Bozdurdum Ömrümü.
enginakbaba
ÖKS Girişimcisi
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 68


Site
« Yanıtla #13 : Haziran 09, 2008, 12:02:28 ÖS »

Parça parça yaşıyor insan
İnsan ömrünü
Sustalı vakitlerde
Bir aşk,
Bir şiir,
Bir hazan
Bin bir parçaya ayıran…
Sonra bir şarkı dinliyorsun
“param parçaaa”
Anlamak an meselesi.
Vakitler değil sustalı olan
Ömür olur olmaz anlarda susan
Sutsu mu insan,
Bir elalı hüzün gidiyor peşi sıra
Sonrası sıralarda uzatmak ömrün
Sıkılgan anlarını
Ve bir birine benzeyen anı çoğaltmak…
Âşık olmayı beceremeyip
Âşık olduğunu sanmak…
e. akbaba
Haziranında ömrün
2008
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

sana a?lad???m kentlere nisan bak??l? ya?murlar ya??yor.
sedef Kandemir
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 441



« Yanıtla #14 : Haziran 09, 2008, 20:47:10 ÖS »

Şiir ne güzel bütünlemiş dağılan ruhunu insanın
fonda hep hüzün çalar, değişmez şarkılar paramparça...
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"Çalmadan, ç?rpmadan bize ekme?imizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz b?rakmadan ya?amak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmal? idi".
-Sabahattin Ali-
Sayfa: [1] 2 3 4 5 6 7   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2009, Simple Machines XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!