Google Reklamları
şiırmak_Hüseyin Bozkurt şiirleri
Ötekileriz Kültür Sanat Girişimi Forumu
Şubat 10, 2012, 07:41:58 ÖÖ *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
  ANASAYFA ANAFORUM Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: 1 ... 9 10 11 12 13 [14] 15 16   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: şiırmak_Hüseyin Bozkurt şiirleri  (Okunma Sayısı 21867 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Nisa NUR
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 257


« Yanıtla #195 : Ocak 20, 2010, 09:44:22 ÖÖ »

Geçenlerde Hayal dergisinde (Ekim Kasım Aralık 2009 Sayısında) Hüseyin hocamın kitabının tanıtımını gördüm, çok sevindim.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« Yanıtla #196 : Şubat 09, 2010, 21:39:51 ÖS »

teşekkür ederim dost seslere




ceren


uykuyu basar
gecenin tenha yeri

bir telaş üşüşür parmaklara
çatlaklarda nasırlaşır
bir zaman çıkar ay

açmışım aymışım bir dal
sebebi olmuştur say

hiç bir çiçek miğfer açmaz
kurşun sıkmaz dalına bülbül
şen değil gönlü ötme
yaralıyım !

gülmez hiç bir çiçek vazoda
ısırmaz gölgesini
doğuşu karalıyım
dağbaşıyım
kızıl bir şafak kusar bende

hay ki hay
say ki say


Hüseyin Bozkurt
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« Yanıtla #197 : Şubat 21, 2010, 17:37:50 ÖS »



bir ağlamak sığdırırsın ardımda


su zamanda geçerse
 emekleyerek büyüttüğün
gamzeni siler yağmurlar

anılar yığılır kalp çatısına
üşürsün
derme çatma büyütülen aşk adı
barakalarda tebeşir andı
 kapı gıcırtıları karışık
bir duygunun kasabı
yarıp bakarsın içine

gitmenin uzun olduğu kalmaktan
bir ağlamak sığdırırsın ardımda
açarsın derin çukurlar
gömmek için hayalini

ardıçlar suskunsa
güle yatkındır omzun

bu acıyı atarsın


Hüseyin Bozkurt
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Şeyda GÜNEŞ
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 376


« Yanıtla #198 : Şubat 23, 2010, 14:10:11 ÖS »

Hüseyin BOZKURT şiirlerinde sözcüklere yüklenen sıcaklık, mekaniklikten uzak teknikle yoğurulmuşluk, sahicilik... Ve bunlardan ötesi var.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« Yanıtla #199 : Mart 02, 2010, 22:18:58 ÖS »

 teşekkür ederim değerlendirmelerin için sevgili Şeyda..şiir ol hep..şiir



bastırdım gülüşünü kanlı bir çatışmayla


aramızda kırgınlık
sen karşımda bense zıt
toprak serilmiş yüzümüz
ekmelerden uzak bir köylü
taş atan çocuktuk belki
doğduğu kalbin anısına
yaşamı salmış oluk : kan
bir ikna karşılığı

okuyan bir cümle kalsın suskunluk

at ak sin ve pak
güle taşınacak bir kaç söz
getirecek çeşmelerden su
durgun nehirler içrek

sırı karanlık içindeyim
bakıyorsun bulamıyorsun
ellerim zindan kapısı
güvercin yemleyen

bastırdım gülüşünü kanlı bir çatışmayla

ah ! nasıl bir duygu körelmesi
havalanan ördek balası
bu tunel bu çıkış bu korkuluk
kanatlarında sevda düşü
izi kaybolmuş soluk

ağzım hangi düşecek

terli bir yokuştun karşımda
yürüdüm gittim


Hüseyin Bozkurt
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
recep memis
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 545



« Yanıtla #200 : Mart 03, 2010, 00:36:24 ÖÖ »


H/İÇ ÇATIŞMA

kanlı mı olacak kansız mı derken
bir çatışma çıkmış gördüm
delikanlı kaşlarında
a zıtmış sağda kine iş/te-kinsiz sol
satır başları bastırılmış üstüne
kemikleşmiş tartışmaların

volt/acılar  fırtınada üşüyor
ıslanmış kirpiklerinde kırlangıçların
kime ne söylüyor kim duyan var mı
dalga geçerken gölgemizden acaba
tanecik yapılı değil midir ki ışık

çeşmeler gördüm sabah ezanlarını
kurnasına k/akıp duran
gül kondurmuş taşına bülbül
bir uzun havadan sarkmış bulut
soluk bir yüz yıkıyor dudağı burnu
iki gözü güneş terazisine pervan
ben anladım efendim aşk eridir bu
çatışmış hecenin kollarında dün gece
nikotin kokulu mintan giymiş militan
« Son Düzenleme: Mart 09, 2010, 14:47:42 ÖS Gönderen: recep memis » Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"gırnata çığlığına, bir yalan roman yazılır" Recep Memiş
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« Yanıtla #201 : Mart 09, 2010, 00:03:07 ÖÖ »

şiir selamını aldım..teşekkürler

kovancı ağıdı


belki bir kuytuluk ellerim için
cennetinden uzak



yaşamak silahını düşürse belimden bu şehir
ağlar koyaklarında bir köy yüreğim
belki bir çeşme çekilir yaz aşklarına
kerpiç sevdalar yıkılır ömrüme
bir adım bir adım daha yasaklanır
yaşamışmışım kayıtlarında devletin

insanı insanda aramak duygunun hangi halidir

belki bir yığın ölü düşündürürdü haber
sessizce geçilirdi içinde şiirler
üzüme dönerken şarap
radyo ajanslarında geçiştirilen bir spiker dudağı
yalnızlığı ağlayan budanmış ağaç
dalına düşürmüş kırık bir yas

düşerken meş'um ayrılık dirimin hangi halidir

üstümde koca bir enkaz gökyüzü resmediyor
daha uçacak ömrüm önümüz bahardı
kırlangıçlar erken telaşında bacaların
her bir eve düşürmek için yangın

ah bu çığlıklar bu feryat bu zılgıtlar nereye
düşüm nereye haykırıyor
içimde nefes kimi kesiyor durmadan
tanıyor muyum kimim kim mişim

sararmış resmi çerçevesi başımın



Hüseyin Bozkurt
« Son Düzenleme: Mart 09, 2010, 00:22:55 ÖÖ Gönderen: HBozkurt » Moderatöre Bildir   Kayıtlı
recep memis
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 545



« Yanıtla #202 : Mart 09, 2010, 14:57:40 ÖS »


beton kırığına benzer muz/kafaların
tanıyorum ben bu kerpiç dağlarını
ellere taht-ı revandır bize kan
ağustos/toslanır bağırlarına
onyedisinde delikanlı kızların

oğul çığlığıyla kal a balık ta
el azığı gagalıyor sekiz martı
deniz tuzlu gözyaşıdır ıslatır
ıslatır göğüslerindeki taşı
kadınlarımızın


insanlık yazığıdır bu öfff/ke-
fen işlerimiz kader
eşitliyor ayışığı öperken bizi
keten bezi sarınmış tenlerimizi
sıra sıra mezarlarında...



« Son Düzenleme: Mart 10, 2010, 16:06:07 ÖS Gönderen: recep memis » Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"gırnata çığlığına, bir yalan roman yazılır" Recep Memiş
Nisa NUR
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 257


« Yanıtla #203 : Mart 10, 2010, 15:31:24 ÖS »

Hüsein BOZKURT! O bir şimdiki zaman bilgesi... O bir sözcük seyyahı... Zaman tanığı... "Kovancı Ağıdı" tüm bu söylediklerimi doğrulamıyor mu?...
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« Yanıtla #204 : Mart 13, 2010, 14:30:55 ÖS »

çok teşekkürler sevgili Nisa sevgili Recep..anlamlı paylaşılar için..




bir güvercin dalışı sancım

bir tuhaf bakmak istiyor canım akmamak yalnızca
derin suları karıştım hayat
uyuşmuş göğsüm bir pazarlıktır
 gözkırpan bir delilik sıkılır alnıma
sızarım bile bile  sıkılgan beni : morgta

parmaklarım sokulmak istedi gözlerine
 bir yoğun kalabalık  çaput ..giysisi çocukluğum
beyaz bir düştü sonunda kanlı
indim aşağı bıyıklarından
sivri dişlerinde kızgın kedinin

çakır keyfi dayamış yastığa çilingir sofrası
birazdan hayata yeni çıkarım
içimde tutsaklık zinciri boşalır ellerin
dağıt saçlarını denizin biraz ılık tut

tuz yarada incelir

düşünsem delice patlar aklımın sivilcesi..


yeşil düşünen bir cennet gözlerim  
yerli bir sandal kalpleriniz
biraz çarpıntı biraz uyuşuk gökyüzü yağıyor sesimin içine
tutuşmak istiyor sancıma bir yosun
 inatçı sarmaşıklar kalbin istiridye
söküp almak için şaşıyorum
düşüyorum kendimden bir martıyı
ağlar oluyorum köşelerde
 soğuk nemli gözlerde bulut
sıçrayan uyku
 bir dip kadehin fon kristal küresi
 kızılında üzümü yolmuş kalbim
saçını tarıyor ipek bir düşe

bir kaç dil kesilmekte  figanı gülen ah
iyiyim biraz sarhoş bir delişmenlik çekiyor
kara denizden çıkmış ak bir köpük nil sularında
yalnızlık açan çiçeğim miyase
seviyorum sevdiğimi bilmedi gidişi
denizler aşrı ülkeler  uçmadı gökyüzü
 bir güvercin dalışı sancım
şişelerde olduğu değil yürek
nasırlı bir mektup mantarsız

susup ağlıyorum tekerlek izlerinde
 incelen yol dönüyor bir tuhaflık sancısı
elini özlüyor kimse
silerken nasır
alıp dilime sürüyorum tanık olmak için kendimi
 inanmıyorum ! elim paslı bir şive kaçıyor dudakların
kiracı olmuş bana  hangi çığlığı geçsem otobüs kalktı..

 serpilmiş dut ağacım yanağı kurumuş kalabalıktım
uyandım sefaletin kirpiklerinde
benim için son kez çalınan org
dallarda ipeksi patlama
hüznümün eksik fası

karmaşık tutuyorum elinden çarşıya gidiyorum
nefesi çatlıyor bir bakkal su veriyor memesi dudağım
 ..özlüyorum cismin edebi yoksul
bir rüzgar tutuşurdu elime
 kapılar bahçeler izinsiz çıkan gölge
 kaysılanırken
iyilik melekleri sardı başımıza taş bebek


yeni çıkmış sürgündü ayaklarım siz oyun

Hüseyin Bozkurt
« Son Düzenleme: Mart 13, 2010, 14:56:04 ÖS Gönderen: HBozkurt » Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Zeki Karaaslan
Girişimci
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 116



Site
« Yanıtla #205 : Mart 14, 2010, 09:55:14 ÖÖ »

Hüseyin, senin parmaklarından şiir damlıyor...
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« Yanıtla #206 : Nisan 02, 2010, 22:11:39 ÖS »

siz aşkınlığın şiirin şiirisiniz Zeki Hocam..sizinle aynı dalda şakımak aynı kafeste olmak:)
ne güzel
yüzümüz uzun bir cümle..dostluğun baki sesi..düşmesin..düşürülmesin
sağlık sıhhat afiyetlerimle




.şehir gelmiş dediler bir kasabaya



suretin : suya düşmüş vatandı
aktım bir dere boyu kimsesiz köyler
herkes gitmiş herkes kendine sürgün
bir ihanet sancısı toprağa düşen

gittikçe inceldim gittikçe çirkinleştim
bir bulut getirdim sevda düşüne

birkaç sözcük yanında hayta resmim
bir güle düşkün eğilmekten
baktı zaman kırışan saç
elendi göğsüne bir yazın
sebebi kuruyan anlak
sürüldü bin dere

hiç bir düş tanımaz
akmak için yataklara
biçemez baharı hiç bir ağaç

şehir gelmiş dediler bir kasabaya
kentler gitmiş ardımda yasın
yorgun bir gövde ,ahtim
yanımda uzatmalı kalbim
bir şeyle susan karanlık
bir şeyler yarını
ufukta yakılan ışık

bir havuz ısmarlayın harflere
dökülmek için kendimi
bir kaç musluk kıyısında yalvarsın
belki gözlerim..akar yıldızlarına

bir dilek tutun ay yıldız kayıyor : avuçlarım
saçların infazım
duruşunda belli gecenin

gül dirilir yeniden yıldızlardan geçilir

galaksi
kutsal helezonları kavmin
doğur beni kasıklarından

kan yerde nedensiz ağır
kan doğduğum yüzyıl


Hüseyin Bozkurt
« Son Düzenleme: Nisan 02, 2010, 22:12:21 ÖS Gönderen: HBozkurt » Moderatöre Bildir   Kayıtlı
recep memis
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 545



« Yanıtla #207 : Nisan 09, 2010, 12:25:43 ÖS »

"...
sigaramın külünde ben, ken"t"imi dağlamışım
..."
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"gırnata çığlığına, bir yalan roman yazılır" Recep Memiş
sedef Kandemir
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 441



« Yanıtla #208 : Nisan 16, 2010, 22:56:19 ÖS »

Bir solukta okudum ama daha nice gidip gelip okuyacağım, çok güzeldi şiirler, şiirleşmeler... kutlarım Hüseyin Bozkurt
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"Çalmadan, ç?rpmadan bize ekme?imizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz b?rakmadan ya?amak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmal? idi".
-Sabahattin Ali-
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« Yanıtla #209 : Nisan 21, 2010, 01:15:17 ÖÖ »

Sevgili Sedef Hanım, inceliğinin baharına denk düşmüşsek ne ala.acık şiirli
Sevgili Recep   .şiir diliniz uğramış kahve konağına..sık sık uğrayın.teşekkürler
bir şiirimle merhaba deyim tüm dostlara..sağlıcakla





en çok siyi derin alkışlarda su fısıltılarında


rengi dudağıma taşırdınız sözcüklerin cinsiyeti yok
en çok siyi derin alkışlarda su fısıltılarında
siz bana karanlıkta bir durakta yolakta
sessizce çöküp içimize bakıp bakıp ağlamayı

aşırdınız ince kemendi boynuma aklım kan gölü
yüzüp geçtiği bir çoğun azınlığa
öldünüz de bilmedik bir mum ışığı
karanlık bir duvardan başka atlıyor içimizde
yaşatmaya çalıştığımız çocuk başka

bir hayat sürgün çiçeği
yeşil içindeydiniz bir tuhaf raslantı
baharı öne çekip bir yaşam sürdünüz
öldünüz dü ağaçlar anlamadı ışığı kaybından biraz
sözcükleri bir kıyıya

Hüseyin Bozkurt


Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: 1 ... 9 10 11 12 13 [14] 15 16   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2009, Simple Machines XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!