Google Reklamları
KURALLI KURALSIZ (periye cine bulaşmak serbest)
Ötekileriz Kültür Sanat Girişimi Forumu
Şubat 10, 2012, 08:45:30 ÖÖ *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
  ANASAYFA ANAFORUM Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: 1 2 3 4 5 6 [7]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: KURALLI KURALSIZ (periye cine bulaşmak serbest)  (Okunma Sayısı 7574 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
EminEser
ÖKS Girişimcisi
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 52



« Yanıtla #90 : Haziran 10, 2008, 21:50:43 ÖS »

    "Düşmatik" kelimesini kulağına jiletle kazıyanınız oldu mu acaba? Saçmalizasyon kanalının acemi elemanlarından biri olaraktan duyuruyorum efendim:
     İlanendir... Bu günden tezi yok, herkes büyük marketlerden birine uğrayacak. Oradan emin'in icadı olan düşmatiklerini alacak. Sonra zeyno ve sedef şubelerinde kontür alıp, düş kuracaktır. Kontürleri biten, o gün düşsüz kalacak, diğer günleri takiben, işlemlerini yine yeniden tazeleyeceklerdir.
    İlanı duymadım diyenler, lütfen Düşmatiksiz kalınız...
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
sedef Kandemir
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 441



« Yanıtla #91 : Haziran 10, 2008, 22:44:44 ÖS »


Yav, bir düş bu zamanda kaça patlar haberiniz var mı? Kontör montör derken... Promasyon var mı yanında bir küçük şiir mesela? Bahattin bey pirinç almaya giderken aman bulgura dikkat...Bamyanın kilosu 15 di bugün manavda. Emekli maaşlarında tık yok...Şimdi 200 gr bamya alsam 3 eder, 150 gr'ı 2.250 eder (Türk Lirası demeye çekiniyorum...301 den nasiplenmeyeyim de. Lira'nın suçu ne ama kendimi tutamam mutamam.) Sad


Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"Çalmadan, ç?rpmadan bize ekme?imizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz b?rakmadan ya?amak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmal? idi".
-Sabahattin Ali-
EminEser
ÖKS Girişimcisi
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 52



« Yanıtla #92 : Haziran 10, 2008, 23:17:41 ÖS »

   Şiir isteriz elbette şairlerimizden...
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
zeyno
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 700



« Yanıtla #93 : Haziran 10, 2008, 23:32:14 ÖS »

bu DÜŞMATİK, olmuş tıpkı DÜŞMANATİK! Smiley

ta ta ta taaaaaaaaaaaaa

''Her gün düzenli bir düşmatik edinip, kırkılmaya gelmeyen düşlerinizi kırkılmaktan koruyunuz'' mu? demek istemiş ne, bu Sevgili Emin Eser!? Smiley düşlerimizin düşmanı olan atiklerinden..

DÜŞLERİNİZİ KORUYUNUZ DÜŞMANATİK'ten

kırkıldı mı düşlerimiz bi kere, bitmiyormuş hiç çünkü.. kırkıldıkça bi kere kırk delikten fışkıran tüylerimizmiş gibi..

ten nenniii ten en en

Smiley ne şirin gece, bi çıkayım bakayım balkoncuğuma, ne alemdeymiş benim petunyalarım..

Moderatöre Bildir   Kayıtlı
zeyno
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 700



« Yanıtla #94 : Haziran 10, 2008, 23:45:27 ÖS »

emdi emdi kanımı doymak bilmedi. ne acıkmış şeylermiş sivrisinekler! taktım hasır şapkamı. çektim cıbıl ayaklarıma ananemden hatıra çoraplarımı.. hadi şimdi gelsinler de emsinler de göreyim de onları tebrik edeyim; kanım adına..

tıpkı tebrik kartıymış, haberi yok alemin, seyreylerken alemi petunyalarla   

py
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
EminEser
ÖKS Girişimcisi
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 52



« Yanıtla #95 : Haziran 12, 2008, 00:08:17 ÖÖ »

   Henüz bizler doğmadan...Tüm dünya ülkelerinde sözcükler dağıtılmaya başlandığında...Bizde de aynı işlem başlamış...Kelimeler dağıtılırken bazıları, bazı kelimeleri yanlış anlamış..."Direnmek" sözcüğüymüş en başta yanlış anlaşılan...Kimileri bu güzelim kelimeyi aynen şöyle geçirmiş zihinlerine: "Dilenmek". Aslında olan biten sadece bir harfcikmiş...Lakin tesiri çok büyükmüş...Gün, o günden sonraymış...Nesillerin bir kısmı halen farkında değilmiş bu harf oyununun. Durum böyle olunca kimilerinin de hoşuna gidiyormuş bu yalnış anlama. Doğru anlayanlar asırlardır durumu izah etmeye çalışıyorlar...Ancak...
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
sedef Kandemir
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 441



« Yanıtla #96 : Haziran 15, 2008, 23:31:32 ÖS »

Alıntı
  Henüz bizler doğmadan...Tüm dünya ülkelerinde sözcükler dağıtılmaya başlandığında...Bizde de aynı işlem başlamış...Kelimeler dağıtılırken bazıları, bazı kelimeleri yanlış anlamış..."Direnmek" sözcüğüymüş en başta yanlış anlaşılan...Kimileri bu güzelim kelimeyi aynen şöyle geçirmiş zihinlerine: "Dilenmek". Aslında olan biten sadece bir harfcikmiş...Lakin tesiri çok büyükmüş...Gün, o günden sonraymış...Nesillerin bir kısmı halen farkında değilmiş bu harf oyununun. Durum böyle olunca kimilerinin de hoşuna gidiyormuş bu yalnış anlama. Doğru anlayanlar asırlardır durumu izah etmeye çalışıyorlar...Ancak...


Pes Emin Eser, şaşırttın beni. AA sen şimdi bir sözü anlayamayan topluluklara bizide mi kattın?
Bizim,  mutlu bir planette yaşadığımızı unuttun sanırım. Bu topluluk; tarih önünde en somut örneklerle varlığını sürdürüyor.

Bak, ben kendimi bildim bileli hep aynı yöneticileri seçiyoruz. Değişen hiç bir şey var mı? Bakma sen değişik gibi göründüklerine, biliyoruz ki nasıl olsa başımıza hep aynı şey gelecek, aramızda eğleniyoruz sadece "bak ben bunu seçtim benimkinin gözleri daha güzeell, sen kimi seçtin?" der gibi yani...Direnmenin en hasını yaşarız biz, kim demiş harfleri karıştırdık diye, onları diğer kaka planetliler yapar...  Grin




Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"Çalmadan, ç?rpmadan bize ekme?imizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz b?rakmadan ya?amak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmal? idi".
-Sabahattin Ali-
Komplocu
Berat Kardaş
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 301



Site
« Yanıtla #97 : Haziran 16, 2008, 00:38:59 ÖÖ »

Bir laf aklıma geldi. Tarihe geçecek, yedi nesil unutulmayacak:

KİMİ VE NEYİ SEÇERSEN SEÇ, O ZATEN SEÇİLMİŞTİR, SEÇİLECEKTİR.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Komplocu Geldi Hanımmm!!! Darma daın... Darma Daın...
EminEser
ÖKS Girişimcisi
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 52



« Yanıtla #98 : Haziran 16, 2008, 11:13:55 ÖÖ »

   Hani dedim kelimelerle oynayıp biraz saçmalık üreteyim...Bunu yaparken de amacım ya da kastım arkadaşlarımı bir tarafa koymak değil...Sizlerin zaten direnmek sözcüğünü ilk alanlar olduğunuzu adım gibi biliyorum Sedef arkadaşım...Yoksa yanlış mı anlaşıldımmmm...Durum böyle ise özür dilerim ...
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
sedef Kandemir
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 441



« Yanıtla #99 : Haziran 16, 2008, 15:37:52 ÖS »

Kesinlikle yanlış anlaşılmadın. Tam gaz ardındayım... Yanlış anlaşıldım diye ısrar edersen pess demeği bırakıp başka bi söz bulmam gerekecek, yorma beni Eminim Eserim...

 Bizim direnenlerden değil, dilenenlerden olabildiğimizi çağrıştırdı açtığın konu, direnenler ortada...Biz ancak " Yapmayın  o daha bir çocuk " der gibi misalen dileniriz merhametlerini direnişçilerden.

"Yapmayın bu bir dünya, yapmayın savaşmayın, yapmayın yav hepimiz yaşamaya doğduk, falan fıstık" der gibi yanii...
Bunu konuşabiliriz mesela nelerde direniyorlar da sonuçlarına nasıl katlanıyorlar bu direnişlerinde değil mi?
 Bizden olsa olsa dilenci olur...

Ama nasıl olur bu dilenci, dilenmenin de hakkını vermek lazım, bir getirisi olmasa niye dilensin ki dilenci...

Biz aynı zamanda salağız sanırım

Komple komplodan müteşekkil baş oyuncumuz komplocu işi özetlemiş:

KİMİ VE NEYİ SEÇERSEN SEÇ, O ZATEN SEÇİLMİŞTİR, SEÇİLECEKTİR.

Ne Bilgece söz değil mi, öperim ben bu sözü Kiss ve öptüm işte

Seni Emin Eser ve komployucuyu da katarak sevgime...




Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"Çalmadan, ç?rpmadan bize ekme?imizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz b?rakmadan ya?amak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmal? idi".
-Sabahattin Ali-
sedef Kandemir
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 441



« Yanıtla #100 : Haziran 16, 2008, 15:46:32 ÖS »

Ben demin Bilgece söz dedim ve anında aklıma geldi Bilge kişi nedir diye, nasıl bilirsiniz siz bilge kişiyi?

Bilge kişinin bilimsel açıklaması taze taze geldi; ak sakallı her gördüğünü bilge kişi sanıp el etek öpenlerin inançlarını sarsacak kadar. Bilimsel tarifini paylaşayım bilge kişinin, kim bilge,
kim değil görelim bakalım...



ODTU Felsefe Bölümü Baskani Prof. Dr. Ahmet Inam ile
yapilan

bir söylesi:




— Sayın Hocam, "Hayvan" dergisine verdiginiz
beyanatta: "Bilge
dedigin firlama olur." demissiniz. Bu görüsünüzde
israrli misiniz?

— Gayet israrliyim, hatta bu görüsümü daha da ileri
götürdüm,
bilge dedigin hem firlama olur, hem de puşt olur diyorum.
Bilge,
hayatin bütün hazlarinin ardindan kosar ama o hazlarin
hiçbirinin
dangalagi olmaz. Serserilerle konusur, berduslarla
arkadaslik
eder, bir sürü dedikodunun farkindadir, magazinleri izler
ama
bulasmaz. Günde on bes dakika televizyon izler ama sonra
genellikle
evleri iki katli oldugundan yukari çikar, Mevlana'yi
Farsçasindan
okur, yatmadan önce iki bardak sarap içer. Bilge adamda
hem
sokakta süren hayati yasayabilme yetenegi ve gücü vardir
hem de o
hayatin disina çikabilme cesareti. Yani bilge insan,
hayatin
içindedir. Leman'i, Penguen'i okudugu zaman
esprileri anlar, mel mel
bakmaz. Yani ben bilgeyim, bu adamlar ne biçim espri
yapiyor,
çok ayip demez. Son çikan küfürleri bilir. Yeni
küfürler üretir.
Yasamdan tat almayi bilir ama bunu hiçbir zaman ayaga
düsürmez.
Ayagiyla yasadigi yasami, yukari çeker. O küfür ettigi
zaman,
küfür onda besmele gibi bir sey olur. Bizde bilge,
yerinden kalkmaz,
aksakalli, yemek yemez, çisi gelmez biri olarak bilinir.
Oysa bilge
dedigin dogal gaz kuyruguna girer, sirasini kapan olursa
kavga
eder, gerekirse karakolluk olur. Bu tanima göre bilgelik,
akademisyenlikle pek örtüsmüyor. Akademisyenlik kötü
bir is. Bilgelige
aykiri, otuz yildir millete not veriyorum, kusturucu bir
sey, biktim
anasini satayim, hepinize sifir diyecegim bir gün. Ya da
hepinize yüz, ne fark eder. Bilgelikle akademisyenlik
arasinda bir
iliski olabilir, o da yasi 18-20 olanlarla sürekli bir
arada
olmaktan kaynaklanan bir sey. Bu avantaji kullanirsaniz,
yeni
kalabilirsiniz.

— Biraz da aşktan konusalim mi?

— Aşkta benim teorim su; aşk dogustan hormonlarla
ilgilidir ama
ayni zamanda kazanilmasi, edinilmesi gereken de bir seydir.
Emek
ister. Hormonu iyi salgilayan asik oldugunu sanabilir,
çildirabilir,
azabilir ama ask ayri birsey. Bir sanat, bir güzellik
yaratmaktir ask. Hiyarlarin, hamhalat heriflerin isi
degildir. Diyelim
ki kizin birini görüyorum, içime bir ates düsüyor ve
asik
oluyorum. Yok, öyle yagma, böyle beles bir sey olabilir
mi? Ates
düstükten sonra ne halt yedigine bagli olarak ask olur ya
da olmaz.
Ates düstükten sonra o atesi düsüren kisiye gidip onu
söndüreyim
hemen diyorsan, orada ask yoktur.. Ama ask düstugünde;
kendimizi,
hayati, yasadigimiz kültürü anlamaya ve dönüstürmeye
çalisiyorsak, iste ask odur. Bize insan oldugumuzu
hatirlatir ve büyük bir
sorumluluk yükler. Asik oldugum zaman aklima su gelmeli,
asigim, demek
ki yapacak çok is var. Yani asktan aldigimiz enerjiyle bir
yere bir agaç dikebiliyorsak, bir insana yardim
edebiliyorsak, farkli
kitaplar okuyabiliyorsak, geregini yerine getirdigimiz
seydir.
Ask esittir sevgili degil, iki kisilik de degil çok
kisiliktir ask.
Bütün dünyayi düsman belleyip Leyla'yi sevmek
degildir. Leyla'da
bütün insanligi sevmektir.

— Bir entelektüel olarak mutlu musunuz?

— Yalniz kaldigim zaman, genellikle gece ikiyle dört
arasinda mutlu
olurum. Televizyonu açarim ama seyretmem. Sesini dinlerim,
duvarlara bakip öyle düsünürüm, belki yazasim gelir
bir seyler
karalarim. Uykum gelince, bu dünya düzelmez arkadas deyip
yatarim.
Bugün de kurtaramadik dünyayi ne yapalim derim. Hesabi
durus,
mutlulugu öldüren seydir. Örnegin Nietzsche, adam hayati
boyunca bunu
anlatti. Ama Nietzsche'yi okuyup karamsar olan adamlar
var, onlara
sopayla girismek istiyorum bazen. Adam demis ki, ben bir
enerji
kaynagiyim. Benim insan gibi insan olabilmem,
içimdekilerin
olabildigince bastirilmadan ortaya çikabilmesidir. Oysa
yasam buna izin
ermiyor, birbirimizi maskelemek zorunda kaliyoruz. Gerçi
Freud
medeniyetin temelinin bu oldugunu söylemis. Biz de
içimizdeki
hayvanligi bastiracagiz diye, içimizdeki insanligi da
bastirmisiz.
Hala içimizdeki erotik enerjiyle iliskimizde sakatlik var.
Erotik
yanimiz ortaya çiktiktan sonra ayip bir sey yaptigimizi
düsünüyoruz. Onun için vatan millet sakarya, ilim aski,
sanki hiç eros
yokmus gibi davraniyoruz, dava adami kalibina siginiyoruz.
Bütün bu
kaliplarim disinda felsefe; çözüm arayanların değil,
soru
soranların yeridir, şeytanla muhabbettir. Ne zaman ki
şeytan sizi
alt eder, o zaman insan olduğunuzu anlarsınız.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"Çalmadan, ç?rpmadan bize ekme?imizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz b?rakmadan ya?amak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmal? idi".
-Sabahattin Ali-
zeyno
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 700



« Yanıtla #101 : Haziran 16, 2008, 16:16:19 ÖS »

Nerde bu prof.!?

Gitsem, bulsam, öpsem de.. sonracık ölsem..

Gündüz gözüyle amma içesim.. nasıl amma içesim geldi.. bi okuyuşta.. ölmeden önce
yıllanmış şarap var mıdır evde? du bakayım, bakayım. sonra aç, iç, yazayım...

e haliyle halimin sarhoş, hayalimin eh bilge bilge, hayalleriyle...

çok yaşa sen güldüren su gibi kalem, hem su perisi hem de hep sedef

Smiley

 
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
nesredede
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 21



« Yanıtla #102 : Haziran 16, 2008, 16:21:03 ÖS »

Arkadaşlarımı tebrik ediyorum başka yerde örneği olmayan bir forum başından beri gıptayla izliyorum.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

hangi kalpsiz cami avlusuna b?rakt? bu halk?///a. öktem
EminEser
ÖKS Girişimcisi
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 52



« Yanıtla #103 : Haziran 19, 2008, 13:47:48 ÖS »

   Dün akşamdı sanırım, gördüğüm o rüya...Rüya değildi belki de.Efendime anlatayım; ülkenin en ünlü bir gazetesi, haber başı puanlama sistemiyle bir yarışma düzenlemişti. Yarışma sonucunda birinci gelene topitop cinsinden bir bilgisayar verilecekti. Dayanamadım, e-maillimi kaydettim ve yarışmaya başladım...Rüya buya, oturmuşum bilgisayarımın başına, tıkla da tıkla haberleri...Okumuş gibi yaparak puanları kapma yarışındaymışım...Bir süre sonra bakmışım ki artık haberler puan olmuş, puanlar bilgisayar. Umurumda değil başka da bir şey..."Direnmek" kelimesini "Dilenmek" olarak algılayan ben, bilgisayar dilenmiştim ülkenin en ünlü gazetesinden...Ki bilgisayarım olduğu halde.
   Efendime anlatmaya devam edeyim, Rüyamın dili "miş'li geçmiş zamanla "di" li geçmiş arasında gidip gelirken uyandım. Kısa bir tur atayım da kendime geleyim dedim...Dedim de ne oldu...Gördüğüm tüm insanlar birer ayaklı puan. Onları tıklamaya başladım...Pardon kovalamaya başladım...
   İzlediğim haberlerde puan arayışım kafamı yememe neden oldu sanırım. Ünlü gazetenin ünlü yarışması sayesinde, en ciddi haberin benim için yankısı puanıdır artık. Puanı en fazla haberin değeri benim için tartışılmaz...
   Efendime anlatayım, yok anlatmayayım. Benim puanımı verin de bu azaptan kurtulayım...
« Son Düzenleme: Haziran 19, 2008, 15:07:44 ÖS Gönderen: EminEser » Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: 1 2 3 4 5 6 [7]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2009, Simple Machines XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!