Merhaba,
'Vefa' sözcüğünün manasını düşünürken burada buluverdim kendimi.
Uzunca bir açık mektup/bir teşekkür mektubu yazmaya gelmiştim aslında ve fakat aldığım ilaçlar neticesinde gevşemiş beynim ve tutulmuş kolumla anlatmak istediklerimi ifade güçlüğü çekiyorum.
Sevgili Bahattin Yıldız, İlhan Kemal, Zeki Karaaslan ve canım Mehmet Ak;
Ve elbette Yaprak Ünvar,
Çok defa en umutsuz, en mut'suz anlarımda beni bulup keyiflendirmek için dost seslerinizi esirgemediğiniz için, sıcaklığınızla kaybolmama izin vermediğiniz için utanıyorum aslında en çok da... Ama öyle çok seviniyorum ki bunun tarifi mümkün değil işte.
Nasıl teşekkür edilir bilemedim.
Varlığınız için minettarım.
Sevgimle
Çiğdem Ünal
Ötekileriz birbirlerinin dostlarıdırlar; kederde ve neşede paylaşımda bulunan... Bu anlamıyla 'utanmak' yabancı bir sözcük olmalı...
Geçmiş olsun duasını yaparken gökyüzüne mi bakılır, yoksa Mersin'e mi?... Ben ikisine de baktım... Neyse boşverelim tüm bunları, seni çok özlemiştik, şimdi özlem giderme vakti sevgili Çiğdem.