Google Reklamları
Hakan Kartal Şiir ve Yazıları
Ötekileriz Kültür Sanat Girişimi Forumu
Şubat 10, 2012, 07:38:49 ÖÖ *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
  ANASAYFA ANAFORUM Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: 1 2 3 [4] 5 6 7 8   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Hakan Kartal Şiir ve Yazıları  (Okunma Sayısı 9155 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Hakan Kartal
Girişimci
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 71


« Yanıtla #45 : Ocak 26, 2009, 17:56:52 ÖS »

Sevgili Mehmet Saim... Elbette bir sakıncası yok. Şiirin zaman içindeki yolculuğunda karşılaştığı düşünce denizlerinde boğulmayacağını ortak düşünceyle işaretleyebilmek mühim bir meseledir. Sözcüklerinizdeki niyetin samimiyet içerdiğini bilmek ve anlamak yeterlidir bana. Tekrar teşekkür ederim.






Dört Şiir




sakladım
biri soyunuk

düş/tü diğeri

-akla beni-
dedi
terkettim güneşi

rüzgardı
sırnaşık kumru kanadında
anladım

mezarımı üçüncüyle suladım

yaşamaktı son şiir
üşüdüm




Ünlem/ Ocak 2006

« Son Düzenleme: Ocak 26, 2009, 17:59:48 ÖS Gönderen: Hakan Kartal » Moderatöre Bildir   Kayıtlı
ayse
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 278



« Yanıtla #46 : Ocak 28, 2009, 02:00:59 ÖÖ »

"sakladım
biri soyunuk

düş/tü diğeri

-akla beni-
dedi
terkettim güneşi

rüzgardı
sırnaşık kumru kanadında
anladım

mezarımı üçüncüyle suladım

yaşamaktı son şiir
üşüdüm "

"konaklayan rüzgâr olsun kanadıma" dedi kumru. varsın anlamasın kimse en çok da şair...
hem niye anlar ki şair herşeyi?
 -uyumak; bir de en çok, en çok üşümek yakışırken size.

bu bir kumru sözüdür duydum sadece

Moderatöre Bildir   Kayıtlı

buradan dörtnala geçti ac?lar?m?z
Hakan Kartal
Girişimci
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 71


« Yanıtla #47 : Şubat 01, 2009, 00:44:25 ÖÖ »

Çırılçıplak




Sığınmak bu
suyun öbür kıyılara tutunan ellerine inat

sandalları tütsüleyen güneşe
durmayı bilir gözlerim

Ismarlama zamana ışığı vurmadan direncim
kan emzirilen bunca varlığa
ihanetli bedene, kirletilen şarkıya
bir şiirle inerim

Çıplak su gibi gülümseyen
kadın gibi dik
tüm akışını aşk'a uzatan
çok susması sevişmeye bedel
yarın gibi ölmek için
bin şiire söz olurum

Evet sığınmak
ateşi selamlayıp
aşk'ı şiirle
geceye deniz gibi akarım

damarımızda birleşen kan gibi
çırılçıplak!






Denizsuyukasesi Aralık 2008
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Hakan Kartal
Girişimci
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 71


« Yanıtla #48 : Şubat 04, 2009, 20:25:13 ÖS »

Tılsım




Gözlerini kapadı karanlık
sesime ait su'larda
su da ıslandı aslı'nda

Sureti uzak
kın'ında bağıran bıçağın
ah... o ışığı kim çağırdı

Kapalı gözlerinde karanlık
içeride uyuttuğu çocuk uyandı
gecenin kalbinde
ışıltılı dudağı kan'la yıkandı

İki kapısı var dışarının
duvarda parmağı boşaldı
acıyla kapansın diye sessizliği
sorgular kendine uzandı




Şehir Sayı:38

Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sanat Dedektifi
ÖKS Girişimcisi
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 209


« Yanıtla #49 : Şubat 04, 2009, 22:14:00 ÖS »

Hakan KARTAL "Tılsım"da şöyle diyor: "Gözlerini kapadı karanlık/sesime ait su'larda/su da ıslandı aslı'nda"

Şiir böyle birşey: Bize konuştuğumuz dilin bütün zenginliklerini sunar, görmesini bilir isek. Alıntıladığım dizelerde sözcükler parçalanarak katlı anlam kurulmuş. Aslı anılmış, kıyıda tutularak Kerem'e dolaylı gönderme yapılmış: Suyun ıslanması müthiş bir yanmaktır aslında. Burada suda ıslanan Aslı görünse de su'yu anarak Kerem'i yakma eylemine uzanılmış, şair çarpıcı bir paradoks oluşturmuş. Hüznün dibine kalp koymak  bu olmalı!

Hakan KARTAL şiirlerini okuyunca hep kurunarak çıkmışımdır derin kuyulardan. Onun söylem hakimiyetine tanıklık etmekten kıvanç duymuşumdur. Ancak benim "şair telaşı" dediğim bütün iyi şiirleri mümkün olan en kısa sürede hayata geçirme gayreti birçok şairde olduğu gibi Hakan KARTAL'da da yorgunluğa yol açıyor gibi. Bu telaşa kendini kaptırmaması halinde ondan hep "Ayyaş Resital" ve çıtası yüksek diğer şiirleri düzeyinde sıkı şiirler okuyacağımıza olan inancım tamdır.

Zehra YENİCE
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Hakan Kartal
Girişimci
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 71


« Yanıtla #50 : Şubat 08, 2009, 02:50:15 ÖÖ »

Zehra Yenice'ye teşekkür ederim. Düşünceleri ve görüşleri için.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Hakan Kartal
Girişimci
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 71


« Yanıtla #51 : Şubat 10, 2009, 02:18:25 ÖÖ »

Denizin Çocuklarına Şiir




Sığırcığın rüzgarı aldatmasıyım
gündüzlerimden Galata, gecelerimden Kız Kulesi doğurur sandallar

ekmek arası alınteriyim balıkçıların
Anadolu Hisarında çatlayan kayalık, Haydarpaşada el sallanan yolcuyum

Gülhanede ağaçlar dökülür ıslığımla
üç cevizli çayımı papatyalara içiririm


Sığırcığın rüzgarla sevişmesiyim
denize gözyaşını ekerim Martıların
bir yanım siyaha uzanır, mor köpüklü dalgaya omuzdur üç yanım

Karadeniz soyunur okyanus düşüyle
deniz fenerinden kanat çırpıp, en uzak buluttan şarap sağarım

ben böyle mutluyum
umutluyum







RumeliFeneri 2001 Şubatı
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
zeyno
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 700



« Yanıtla #52 : Şubat 10, 2009, 04:59:35 ÖÖ »

''Sığırcığın rüzgarı aldatmasıyım''

Bayıldım. Müthiş..

Beğenimi ifade eden kelimeleri yazarken, şu an yeni yaktığım sigarama bir yenisini eklediğimi fark ettim birden. Bu sık yaptığım bir şey değilken...

Sevgili Hakan,

Şiirini eleştirmek haddim olamaz. Maksadım da o değil zaten. Her nerede ne zaman görsem ilgi duyarak okumuşumdur şiirlerini.. Etkileyen olmuştur, etkilemeyen... Doğaldır bunlar. Şiirsever biri olarak yazıyorum bunları. İznin olursa bir şey diyecem; yukarıda alıntıladığım, beni sadece etkilemiş olan değil adeta çarpan dizene dair..

''Sığırcığın rüzgarı aldatmasıyım'' demiştin ya başlarken, daha okur okumaz uçtum oradan..

Uça uça sonracığıma, bir de baktım ki
''Bir sığırcık rüzgarını acaba neyle aldatır?''a konuvermiş benden önce sorusuyla gelince hınzır düşüncem..

O soruya konuveren düşüncemle ben, şiirinin içindeki yolculuğumuza hızla değil bu defa, ağır bir  hazla devam ederken ve cebinde birimizin belki var ama henüz elimizde bir cevap hazırda yokken..

''Sığırcığın rüzgarla sevişmesiyim'' e gelince, uçar uçmaz yere çakılan bir uçak gibi birdenbire çakıldık kaldık orada..  O haldeyken cevap mevap aramaktan sonra da vazgeçtik zaten..

Ne umudun; içinden, ne şiirin; için gibi dilinden/dilin gibi içinden hiç eksilmesin.. Çoğalsın hep okundukça okuyanı, yazıldıkça yazanı durmaz çoğaltır şiirler gibi

İyi şiirler. Özden sevgiler.

Bi yarısı Zeynocuk, bi yarısı Peria ama sen onu Abla bil, tamam..
« Son Düzenleme: Şubat 10, 2009, 06:44:03 ÖÖ Gönderen: zeyno » Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Hakan Kartal
Girişimci
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 71


« Yanıtla #53 : Şubat 14, 2009, 02:05:21 ÖÖ »

Sözcükler tükenmeyi reddettiğinde anlatabilecek bir kaç hikayesi olacak yazdıklarımın sevgili Perihan Yakar. Bazen bir şiiri bir ömür boyu anlatamayacak kadar nefes alma sebeplerimi yitirdiğimi düşünüyorum. Keşke diyorum, keşke her şiire bir adım susmayı anlatabilseydim hayata ve hayatın bana sorgulattığı tüm ıslıklanan an'larına.

Sanırım susmamın anlamları şimdileri süsleyemeyecek kadar diri.

Sevgilerimle.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
HBozkurt
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 587



« Yanıtla #54 : Şubat 14, 2009, 02:12:04 ÖÖ »

..Denizin çocuklarına şiir'indeki lirizmin şiiri doruklara çıkardığını gözlemledim..yansıyan özlemi'de

akıllı genç olgunlaşan şiirleri seviyorum olduğu gibi

mutlu umutlu olmak düşünü taşıyanı da
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Hakan Kartal
Girişimci
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 71


« Yanıtla #55 : Şubat 24, 2009, 01:14:26 ÖÖ »

Düşünceleriniz için teşekkür ederim Hüseyin Bozkurt.

Şiirle.



Son Vals






Üşüyen buluttan
kan sağar gölge

bir sus öteye


Bir yudum su
son titremesi denizin

gözlerimiz, soylu pencere



Alaz Edebiyat Sayı:8
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Nisa NUR
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 257


« Yanıtla #56 : Şubat 24, 2009, 21:23:51 ÖS »

Son Vals'deki soyutlamayı biraz sert bulmuş olsam da genel olarak sıkı bir çalışma olduğunu söyleyebilirim.

Nisa NUR
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Hakan Kartal
Girişimci
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 71


« Yanıtla #57 : Şubat 27, 2009, 00:55:34 ÖÖ »

Buralara Aşk'ı Sormayınız





geceyi susturan ışığa bakıyorum
pencerede nemli güvercin uykusu

biliyorum
küskün ağacın gölgesinde hayat
çocuk sesli meyveler, şu salıncak
kuşkusuz, papatyalar da biliyor


ışığa bakıyorum, geceyi bağıran
Tanrıya uzanan güvercin gözlerimde

biliyorum
aşk hayatın en büyük coşkusu




Taflan /Ekim-Kasım-Aralık 2007


Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Nisa NUR
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 257


« Yanıtla #58 : Mart 04, 2009, 21:38:15 ÖS »

Evet, bu şiiri taflan'da okumuştum, burada paylaşmanız da iyi olmuş...
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Hakan Kartal
Girişimci
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 71


« Yanıtla #59 : Mart 10, 2009, 02:34:08 ÖÖ »

Muhammed İkbal Şiiri Üzerine Düşüncelerim                             



 


 

 

Bu araştırma yazısına başlamadan düşünceliydim. Muhammed İkbal'in eserlerini süzgeçten geçirebilmem için, onun yaşadığı çağa olan tanıklığını, farklı zaman karşılaştırmalarıyla ve günümüz şiir kıstaslarıyla harmanlayarak çözümlemem görünen yolun düzergahıydı ilkin.

İkbal'in şiiri kavrayışı ve sözcüklerin anlamlandırılışlarından oluşan ahenk, o günkü şartların üzerinde kurgulanmaları oldukça keyifli bir okunmayı da barındırıyor. Bunun yanında çözümlemelerinin ve öngörülerinin gelecek zamana ışık tutabilecek zenginliğe sahip olduğunu söyleyebiliriz.

İkbal, özellikle insan kavramını bölmeden, ayrımsız tek bir lisanda  işlemiş düşünce ve eserlerinde. Önemli bir ayrıntı da, ezilmişliğin, esaretin, umutla  omuz omuzalığının gerçekliğini ve elbette toplumun umutsuzluğu inançlarıyla yıkabileceğini açıkça imlemesidir.

Doğu ve Batı'yı birbirinden ayıran ve zamanla yer değiştiren dengelerin eşitlenebileceğini bir çok eserinde görüyoruz.

"Doğudan kaçma ve Batı'ya hor bakma
çünkü, fıtratın özlemleri
geceyi sabaha çevirmek içindir"

Diyerek, kutuplaşan ne varsa, ne varsa zamanı delip geçen eşitsizlik adına, yok sayabilir insan, diye tamamlamıştır.

Bir çok noktadan yola çıkarak İkbal'i bütünleyen sayısız düşünceye sahip olabiliriz. Şunu açıklıkla söyleyebilirim ki, İkbal'in yazı ve söylemleri tamamıyla kendini tamamlayıcı duruyor. Her şeyi söyleyebilme özgürlüğünü ortaya koyan içerikleri barındırıyor.

Özellikle "MUM" şiirinde tüm renklerini görkemli bir şekilde gösteriyor İkbal. Şair2in ne büyük bir seziyle çağlar arası yolculuk yaptığını anlayabiliyoruz. Alıntılarsak bir kısmını poetik seyrini de yapabiliriz devamında...

"gökyüzü şafağın ışıklarıyla parıltıya dönüşecek
ve gecenin karanlığı hızla kalkacak
ihvanlar ıstırap içinde gelecek ve birlik olacaklar
meltem ve çiçekler mutlu bir yolda karşılaşacaklar

gözyaşlarım şebnem damlaları gibi parıldayan müzik getirecek
ve bu bahçenin her goncası kaderimle düzenlenecek
kalpler gönülllü secdelerini hatırlayacak
başlar harem'in kutsal toprağına yeniden değecek

dudaklar gözün görmediğini ifşa etmez
dünyanın değişmeye gittiği bu yolda hayret ettim
gecenin karanlığı sabah güneşinin ışığından önce kaçacak
bu bahçe Allah'ın cennetinin şarkısı ile dolacak"

Öncelikle dikkatimi çeken, bu şiirin Müslüman toplumun emperyalist Batı medeniyetlerinin etkisi altına girdiği, etkilendiği ve ezilmeye başladığı tarihlerden çok önceleri yazılmış olması. Bu tespit yeni olmayabilir, lakin altını kalın çizgilerle çiziyorum kendi adıma.

Örneklediğim şiiri eleştirisel boyuta taşırsak, farkedeceğiz ki günümüz şiir yapısı bu kalıbı fazlalık ve tekrarlarıyla düşük derecelendirmeyle benimser. Özensiz dizilim, söylemin kelimeleri eksiltmeden tamamlanması, her şeye rağmen dar kıstaslı değerlendirmeleri istemiyor.

Buraya kadar İkbal'in şiirini zaman süreçlerinde anlamlandırmalarıyla bizlere kavrattığını işaretlemeye çalıştım. Şimdi İkbal şiirinin ve düşüncesinin günümüz yapısıyla çarpıştığı bir iki noktayı imleyeyim.

Toplum bugüne kadar bir çok etkenin yön değiştirtmesiyle yargılarını belirlemiştir. İkbal 100 küsür sene önce yazdıklarıyla bir 100 yıl sonrasında ışığını söndürmeyecek bir noktada. Kendi çağında tam bir merkezdedir. Bu sebeple günümüz değerlendirmelerini İkbal şiirinin üstünde sabitleyebilme ihtimalimiz yok. Sonuç olarak toplum zaman içinde yeni anlaklar ürettiği kadar, 1oo sene öncesinin anlattığını da benimsemektedir İkbal gibi isimlerle.

Anlamak değişse de anlatabilmeyi bilen bu isimler sayesinde şiirin çağlar arası serüveni yeni renklerle insanoğlunu kuşatacaktır. Şiir eksilmeyecek aksine doğurgan özelliğiyle toplumda yerini sağlam tutacaktır. Buna gönülden inanmakla beraber İkbal gibi iismlerin tarih içinde katkılarını unutmayacağımızı umut ediyorum.


Şiireısmarladık.






BH Sanat Sayı:8-9

« Son Düzenleme: Mart 10, 2009, 04:13:09 ÖÖ Gönderen: Hakan Kartal » Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: 1 2 3 [4] 5 6 7 8   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2009, Simple Machines XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!