Hakan Kartal
Girişimci
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 71
|
 |
« Yanıtla #45 : Ocak 26, 2009, 17:56:52 ÖS » |
|
Sevgili Mehmet Saim... Elbette bir sakıncası yok. Şiirin zaman içindeki yolculuğunda karşılaştığı düşünce denizlerinde boğulmayacağını ortak düşünceyle işaretleyebilmek mühim bir meseledir. Sözcüklerinizdeki niyetin samimiyet içerdiğini bilmek ve anlamak yeterlidir bana. Tekrar teşekkür ederim.
Dört Şiir
sakladım biri soyunuk
düş/tü diğeri
-akla beni- dedi terkettim güneşi
rüzgardı sırnaşık kumru kanadında anladım
mezarımı üçüncüyle suladım
yaşamaktı son şiir üşüdüm
Ünlem/ Ocak 2006
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Ocak 26, 2009, 17:59:48 ÖS Gönderen: Hakan Kartal »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
|
ayse
|
 |
« Yanıtla #46 : Ocak 28, 2009, 02:00:59 ÖÖ » |
|
"sakladım biri soyunuk
düş/tü diğeri
-akla beni- dedi terkettim güneşi
rüzgardı sırnaşık kumru kanadında anladım
mezarımı üçüncüyle suladım
yaşamaktı son şiir üşüdüm "
"konaklayan rüzgâr olsun kanadıma" dedi kumru. varsın anlamasın kimse en çok da şair... hem niye anlar ki şair herşeyi? -uyumak; bir de en çok, en çok üşümek yakışırken size.
bu bir kumru sözüdür duydum sadece
|
buradan dörtnala geçti ac?lar?m?z
|
|
|
Hakan Kartal
Girişimci
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 71
|
 |
« Yanıtla #47 : Şubat 01, 2009, 00:44:25 ÖÖ » |
|
Çırılçıplak
Sığınmak bu suyun öbür kıyılara tutunan ellerine inat
sandalları tütsüleyen güneşe durmayı bilir gözlerim
Ismarlama zamana ışığı vurmadan direncim kan emzirilen bunca varlığa ihanetli bedene, kirletilen şarkıya bir şiirle inerim
Çıplak su gibi gülümseyen kadın gibi dik tüm akışını aşk'a uzatan çok susması sevişmeye bedel yarın gibi ölmek için bin şiire söz olurum
Evet sığınmak ateşi selamlayıp aşk'ı şiirle geceye deniz gibi akarım
damarımızda birleşen kan gibi çırılçıplak!
Denizsuyukasesi Aralık 2008
|
|
|
|
|
Hakan Kartal
Girişimci
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 71
|
 |
« Yanıtla #48 : Şubat 04, 2009, 20:25:13 ÖS » |
|
Tılsım
Gözlerini kapadı karanlık sesime ait su'larda su da ıslandı aslı'nda
Sureti uzak kın'ında bağıran bıçağın ah... o ışığı kim çağırdı
Kapalı gözlerinde karanlık içeride uyuttuğu çocuk uyandı gecenin kalbinde ışıltılı dudağı kan'la yıkandı
İki kapısı var dışarının duvarda parmağı boşaldı acıyla kapansın diye sessizliği sorgular kendine uzandı
Şehir Sayı:38
|
|
|
|
|
|
Sanat Dedektifi
|
 |
« Yanıtla #49 : Şubat 04, 2009, 22:14:00 ÖS » |
|
Hakan KARTAL "Tılsım"da şöyle diyor: "Gözlerini kapadı karanlık/sesime ait su'larda/su da ıslandı aslı'nda"
Şiir böyle birşey: Bize konuştuğumuz dilin bütün zenginliklerini sunar, görmesini bilir isek. Alıntıladığım dizelerde sözcükler parçalanarak katlı anlam kurulmuş. Aslı anılmış, kıyıda tutularak Kerem'e dolaylı gönderme yapılmış: Suyun ıslanması müthiş bir yanmaktır aslında. Burada suda ıslanan Aslı görünse de su'yu anarak Kerem'i yakma eylemine uzanılmış, şair çarpıcı bir paradoks oluşturmuş. Hüznün dibine kalp koymak bu olmalı!
Hakan KARTAL şiirlerini okuyunca hep kurunarak çıkmışımdır derin kuyulardan. Onun söylem hakimiyetine tanıklık etmekten kıvanç duymuşumdur. Ancak benim "şair telaşı" dediğim bütün iyi şiirleri mümkün olan en kısa sürede hayata geçirme gayreti birçok şairde olduğu gibi Hakan KARTAL'da da yorgunluğa yol açıyor gibi. Bu telaşa kendini kaptırmaması halinde ondan hep "Ayyaş Resital" ve çıtası yüksek diğer şiirleri düzeyinde sıkı şiirler okuyacağımıza olan inancım tamdır.
Zehra YENİCE
|
|
|
|
|
Hakan Kartal
Girişimci
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 71
|
 |
« Yanıtla #50 : Şubat 08, 2009, 02:50:15 ÖÖ » |
|
Zehra Yenice'ye teşekkür ederim. Düşünceleri ve görüşleri için.
|
|
|
|
|
Hakan Kartal
Girişimci
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 71
|
 |
« Yanıtla #51 : Şubat 10, 2009, 02:18:25 ÖÖ » |
|
Denizin Çocuklarına Şiir
Sığırcığın rüzgarı aldatmasıyım gündüzlerimden Galata, gecelerimden Kız Kulesi doğurur sandallar
ekmek arası alınteriyim balıkçıların Anadolu Hisarında çatlayan kayalık, Haydarpaşada el sallanan yolcuyum
Gülhanede ağaçlar dökülür ıslığımla üç cevizli çayımı papatyalara içiririm
Sığırcığın rüzgarla sevişmesiyim denize gözyaşını ekerim Martıların bir yanım siyaha uzanır, mor köpüklü dalgaya omuzdur üç yanım
Karadeniz soyunur okyanus düşüyle deniz fenerinden kanat çırpıp, en uzak buluttan şarap sağarım
ben böyle mutluyum umutluyum
RumeliFeneri 2001 Şubatı
|
|
|
|
|
|
zeyno
|
 |
« Yanıtla #52 : Şubat 10, 2009, 04:59:35 ÖÖ » |
|
''Sığırcığın rüzgarı aldatmasıyım''
Bayıldım. Müthiş..
Beğenimi ifade eden kelimeleri yazarken, şu an yeni yaktığım sigarama bir yenisini eklediğimi fark ettim birden. Bu sık yaptığım bir şey değilken...
Sevgili Hakan,
Şiirini eleştirmek haddim olamaz. Maksadım da o değil zaten. Her nerede ne zaman görsem ilgi duyarak okumuşumdur şiirlerini.. Etkileyen olmuştur, etkilemeyen... Doğaldır bunlar. Şiirsever biri olarak yazıyorum bunları. İznin olursa bir şey diyecem; yukarıda alıntıladığım, beni sadece etkilemiş olan değil adeta çarpan dizene dair..
''Sığırcığın rüzgarı aldatmasıyım'' demiştin ya başlarken, daha okur okumaz uçtum oradan..
Uça uça sonracığıma, bir de baktım ki ''Bir sığırcık rüzgarını acaba neyle aldatır?''a konuvermiş benden önce sorusuyla gelince hınzır düşüncem..
O soruya konuveren düşüncemle ben, şiirinin içindeki yolculuğumuza hızla değil bu defa, ağır bir hazla devam ederken ve cebinde birimizin belki var ama henüz elimizde bir cevap hazırda yokken..
''Sığırcığın rüzgarla sevişmesiyim'' e gelince, uçar uçmaz yere çakılan bir uçak gibi birdenbire çakıldık kaldık orada.. O haldeyken cevap mevap aramaktan sonra da vazgeçtik zaten..
Ne umudun; içinden, ne şiirin; için gibi dilinden/dilin gibi içinden hiç eksilmesin.. Çoğalsın hep okundukça okuyanı, yazıldıkça yazanı durmaz çoğaltır şiirler gibi
İyi şiirler. Özden sevgiler.
Bi yarısı Zeynocuk, bi yarısı Peria ama sen onu Abla bil, tamam..
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Şubat 10, 2009, 06:44:03 ÖÖ Gönderen: zeyno »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
Hakan Kartal
Girişimci
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 71
|
 |
« Yanıtla #53 : Şubat 14, 2009, 02:05:21 ÖÖ » |
|
Sözcükler tükenmeyi reddettiğinde anlatabilecek bir kaç hikayesi olacak yazdıklarımın sevgili Perihan Yakar. Bazen bir şiiri bir ömür boyu anlatamayacak kadar nefes alma sebeplerimi yitirdiğimi düşünüyorum. Keşke diyorum, keşke her şiire bir adım susmayı anlatabilseydim hayata ve hayatın bana sorgulattığı tüm ıslıklanan an'larına.
Sanırım susmamın anlamları şimdileri süsleyemeyecek kadar diri.
Sevgilerimle.
|
|
|
|
|
|
HBozkurt
|
 |
« Yanıtla #54 : Şubat 14, 2009, 02:12:04 ÖÖ » |
|
..Denizin çocuklarına şiir'indeki lirizmin şiiri doruklara çıkardığını gözlemledim..yansıyan özlemi'de
akıllı genç olgunlaşan şiirleri seviyorum olduğu gibi
mutlu umutlu olmak düşünü taşıyanı da
|
|
|
|
|
Hakan Kartal
Girişimci
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 71
|
 |
« Yanıtla #55 : Şubat 24, 2009, 01:14:26 ÖÖ » |
|
Düşünceleriniz için teşekkür ederim Hüseyin Bozkurt.
Şiirle.
Son Vals
Üşüyen buluttan kan sağar gölge
bir sus öteye
Bir yudum su son titremesi denizin
gözlerimiz, soylu pencere
Alaz Edebiyat Sayı:8
|
|
|
|
|
|
Nisa NUR
|
 |
« Yanıtla #56 : Şubat 24, 2009, 21:23:51 ÖS » |
|
Son Vals'deki soyutlamayı biraz sert bulmuş olsam da genel olarak sıkı bir çalışma olduğunu söyleyebilirim.
Nisa NUR
|
|
|
|
|
Hakan Kartal
Girişimci
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 71
|
 |
« Yanıtla #57 : Şubat 27, 2009, 00:55:34 ÖÖ » |
|
Buralara Aşk'ı Sormayınız
geceyi susturan ışığa bakıyorum pencerede nemli güvercin uykusu
biliyorum küskün ağacın gölgesinde hayat çocuk sesli meyveler, şu salıncak kuşkusuz, papatyalar da biliyor
ışığa bakıyorum, geceyi bağıran Tanrıya uzanan güvercin gözlerimde
biliyorum aşk hayatın en büyük coşkusu
Taflan /Ekim-Kasım-Aralık 2007
|
|
|
|
|
|
Nisa NUR
|
 |
« Yanıtla #58 : Mart 04, 2009, 21:38:15 ÖS » |
|
Evet, bu şiiri taflan'da okumuştum, burada paylaşmanız da iyi olmuş...
|
|
|
|
|
Hakan Kartal
Girişimci
ÖKS Girişimcisi
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 71
|
 |
« Yanıtla #59 : Mart 10, 2009, 02:34:08 ÖÖ » |
|
Muhammed İkbal Şiiri Üzerine Düşüncelerim
Bu araştırma yazısına başlamadan düşünceliydim. Muhammed İkbal'in eserlerini süzgeçten geçirebilmem için, onun yaşadığı çağa olan tanıklığını, farklı zaman karşılaştırmalarıyla ve günümüz şiir kıstaslarıyla harmanlayarak çözümlemem görünen yolun düzergahıydı ilkin.
İkbal'in şiiri kavrayışı ve sözcüklerin anlamlandırılışlarından oluşan ahenk, o günkü şartların üzerinde kurgulanmaları oldukça keyifli bir okunmayı da barındırıyor. Bunun yanında çözümlemelerinin ve öngörülerinin gelecek zamana ışık tutabilecek zenginliğe sahip olduğunu söyleyebiliriz.
İkbal, özellikle insan kavramını bölmeden, ayrımsız tek bir lisanda işlemiş düşünce ve eserlerinde. Önemli bir ayrıntı da, ezilmişliğin, esaretin, umutla omuz omuzalığının gerçekliğini ve elbette toplumun umutsuzluğu inançlarıyla yıkabileceğini açıkça imlemesidir.
Doğu ve Batı'yı birbirinden ayıran ve zamanla yer değiştiren dengelerin eşitlenebileceğini bir çok eserinde görüyoruz.
"Doğudan kaçma ve Batı'ya hor bakma çünkü, fıtratın özlemleri geceyi sabaha çevirmek içindir"
Diyerek, kutuplaşan ne varsa, ne varsa zamanı delip geçen eşitsizlik adına, yok sayabilir insan, diye tamamlamıştır.
Bir çok noktadan yola çıkarak İkbal'i bütünleyen sayısız düşünceye sahip olabiliriz. Şunu açıklıkla söyleyebilirim ki, İkbal'in yazı ve söylemleri tamamıyla kendini tamamlayıcı duruyor. Her şeyi söyleyebilme özgürlüğünü ortaya koyan içerikleri barındırıyor.
Özellikle "MUM" şiirinde tüm renklerini görkemli bir şekilde gösteriyor İkbal. Şair2in ne büyük bir seziyle çağlar arası yolculuk yaptığını anlayabiliyoruz. Alıntılarsak bir kısmını poetik seyrini de yapabiliriz devamında...
"gökyüzü şafağın ışıklarıyla parıltıya dönüşecek ve gecenin karanlığı hızla kalkacak ihvanlar ıstırap içinde gelecek ve birlik olacaklar meltem ve çiçekler mutlu bir yolda karşılaşacaklar
gözyaşlarım şebnem damlaları gibi parıldayan müzik getirecek ve bu bahçenin her goncası kaderimle düzenlenecek kalpler gönülllü secdelerini hatırlayacak başlar harem'in kutsal toprağına yeniden değecek
dudaklar gözün görmediğini ifşa etmez dünyanın değişmeye gittiği bu yolda hayret ettim gecenin karanlığı sabah güneşinin ışığından önce kaçacak bu bahçe Allah'ın cennetinin şarkısı ile dolacak"
Öncelikle dikkatimi çeken, bu şiirin Müslüman toplumun emperyalist Batı medeniyetlerinin etkisi altına girdiği, etkilendiği ve ezilmeye başladığı tarihlerden çok önceleri yazılmış olması. Bu tespit yeni olmayabilir, lakin altını kalın çizgilerle çiziyorum kendi adıma.
Örneklediğim şiiri eleştirisel boyuta taşırsak, farkedeceğiz ki günümüz şiir yapısı bu kalıbı fazlalık ve tekrarlarıyla düşük derecelendirmeyle benimser. Özensiz dizilim, söylemin kelimeleri eksiltmeden tamamlanması, her şeye rağmen dar kıstaslı değerlendirmeleri istemiyor.
Buraya kadar İkbal'in şiirini zaman süreçlerinde anlamlandırmalarıyla bizlere kavrattığını işaretlemeye çalıştım. Şimdi İkbal şiirinin ve düşüncesinin günümüz yapısıyla çarpıştığı bir iki noktayı imleyeyim.
Toplum bugüne kadar bir çok etkenin yön değiştirtmesiyle yargılarını belirlemiştir. İkbal 100 küsür sene önce yazdıklarıyla bir 100 yıl sonrasında ışığını söndürmeyecek bir noktada. Kendi çağında tam bir merkezdedir. Bu sebeple günümüz değerlendirmelerini İkbal şiirinin üstünde sabitleyebilme ihtimalimiz yok. Sonuç olarak toplum zaman içinde yeni anlaklar ürettiği kadar, 1oo sene öncesinin anlattığını da benimsemektedir İkbal gibi isimlerle.
Anlamak değişse de anlatabilmeyi bilen bu isimler sayesinde şiirin çağlar arası serüveni yeni renklerle insanoğlunu kuşatacaktır. Şiir eksilmeyecek aksine doğurgan özelliğiyle toplumda yerini sağlam tutacaktır. Buna gönülden inanmakla beraber İkbal gibi iismlerin tarih içinde katkılarını unutmayacağımızı umut ediyorum.
Şiireısmarladık.
BH Sanat Sayı:8-9
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Mart 10, 2009, 04:13:09 ÖÖ Gönderen: Hakan Kartal »
|
Moderatöre Bildir
Kayıtlı
|
|
|
|
|