Google Reklamları
eskİzler - Recep Memiş
Ötekileriz Kültür Sanat Girişimi Forumu
Şubat 10, 2012, 07:39:58 ÖÖ *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
  ANASAYFA ANAFORUM Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: 1 [2] 3 4 5 6 7 ... 37   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: eskİzler - Recep Memiş  (Okunma Sayısı 44666 defa)
0 Üye ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
recep memis
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 545



« Yanıtla #15 : Kasım 11, 2008, 13:11:40 ÖS »

Eleştiri emeğini haketmek güzel duyguydu...

Duyumsattınız!..

el eştiri oklarını içime
duyum satmak  ilk bakışta
güz el di
ayaz bitince gece
pastırma yaz sabahına
şebnem
ıslattı çimi

güzeldi güz çimenine
kır ağdan sakınsın için
su dökmesi ibrikten
ısındı da/yandı kimi


Teşşekürler sevgili "Zehra Yenice"!... Işık olsun, göz nurunuz hep bize!...
« Son Düzenleme: Kasım 11, 2008, 13:47:39 ÖS Gönderen: recep memis » Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"gırnata çığlığına, bir yalan roman yazılır" Recep Memiş
recep memis
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 545



« Yanıtla #16 : Kasım 11, 2008, 13:17:39 ÖS »


KATILNAME


-dostların arasına-

ne den size bul aşık zak kum
iki tab ut arası
ruh ölür bir kaşık su
hakkın rahmetine kavuşur hak kı m
ma vera ki
man evrası hi lal celal macera
bir zorunlu muhacera(t)-
tı uykum
tut kalbimi ak/ten ize gülcemal
şeker/de mi kamarot
gemi dumanı altı
nasıl da ama şimdi
canım çeker ot
dost eli sırtımdaki
ah be sirtaki
kim istedi ayrılalım aleko
kim um u rum ana dolu m
biz bir iz
ağzım ceset açar
diri lir iz
can iki cihan
ulu çınar
ışık göğüm bu dostlar
ak güvercin kan adı dil
su taşları işli kenar e ge/nin
al mendili karanfil
hay de kara gon
ceh annemin göğ üsleri gül is tan
geçer göçer için içime
düğün günüm e rast lar
ölürüm ben siz inle
alın beni ci han/neme
o kadar
« Son Düzenleme: Kasım 11, 2008, 13:18:32 ÖS Gönderen: recep memis » Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"gırnata çığlığına, bir yalan roman yazılır" Recep Memiş
TayyibeAtay
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 255


« Yanıtla #17 : Kasım 11, 2008, 15:01:42 ÖS »

Recep Memiş,yeni bir şiir akımının öncüsüdür bana kalırsa...adı "kekeme şiir"Smiley))))))

o,kelimeleri kekelerken sözcükler içinde yatan anlamları ortaya çıkartıyor...onları okurken görüyoruz ki,kullandığımız sözcükler içinde ne çok hecebebekler varmış!..bir ebe gibi o bebekleri doğurtuyor Recep Memiş ve gözümüzün içine sokuyor...olsun beh!..biz zaten neyin farkına vardık ki!

yazdığımız şeyler şiirden uzak oldu hep(kendi adıma konuşuyorum),karalamadan öteye geçemedi...buna rağmen,asıldık yine de şiirin kulplarından..ölene kadar asılacağız,durum bunu gösteriyor...

siz keke yanından
ben karalamacı...
belki de açıp ağzını
yazdıklarımıza gülecek zaman...

kutluyorum dost...şiirin yeni penceresinde,ışıl ışıl parlayan yıldız gibisin sen...buna inan!..

selam,saygı,sevgilerimle...
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
recep memis
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 545



« Yanıtla #18 : Kasım 11, 2008, 17:28:17 ÖS »

köre(ğ)len köz be/bekler'ime
 bir yeni soft cam
gün/eş tapımında kır/ar kapımı
"Ay! inanmıyorum!"
Hocam!... Smiley
« Son Düzenleme: Kasım 11, 2008, 17:38:24 ÖS Gönderen: recep memis » Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"gırnata çığlığına, bir yalan roman yazılır" Recep Memiş
zeyno
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 700



« Yanıtla #19 : Kasım 11, 2008, 18:26:10 ÖS »

'Havasından suyundandır şairlerinin şiirlerinde kekemeliği.'
desem... Ama bildiğim öyle değil ki

Havası  berrak suyu berraktır canım
Vizem'in
Bülbülleri hiç susmaz olsun kış günü
Yediveren gülleri taşar, bahçe içleri

Peki
Neden şiirde bu kekemelik, aşk-ı muhabbet titretmesi mi?

*

Çocukluğunda benim de çok kekelerdi şiirim tıpkı Küçük Yayla'lı Şair Recep'in şiiri gibi..
Şimdi büyüdü kurtuldu mu şiirim kekemelikten? Büyümedi ki, büyümeyecek de, ne kurtulması!

Dolaşırken koynunda rüzgar dere tepe düz ova arkadaşlar edindi eteklikleri dilbaz dilimli 
Karakoçak Baba'nın kekikleriyle, Anadere'nin sazlıkları konuşur şimdi yerine onun dilince

Her nerede ne zaman duyacak olca bıcır bıcır sevişir sular suda balıklar dipte yosun uykusuz çakıl taşları..

*

CANIM A TABİİ

Açı yutsam aç kal(k)sam açık
Kıtlıktan çıksam
Ne acı!
Ucuz. Una, beleş etse sahtiyan
Harcanamaz bir sözcük bu ben
.De ki
Canım!
Camda(n) kan iz(l)i.

İzlenerek okunur da çanla(r)(l)(a) (d)oku
İşlemez altı üstü kokusuz tuz(l)a
Deri içerler ilerler dizi.
Bende size -gök küren siren-
Kucağımda körüklü dille kemiksiz
Satın alsam pahasına yüklesem onu
Taşıyamaz puhu kuşu, taşırır
Yetse!
Şaşırır kokusuna aşırır dışkılar yüzü
Oysa
Oysa biçimi
Tek el bir avuç
Vardığında işçisine görecek hançer nakışlar
Sözün canla biçilen katta oturur öz papirüsü

Peki
Nasıl başlanır CANIMLI; güzel
Bir mektuba (g)örmeden baş(t)a huzur şalını

Son ekin son(.r.)a

Taşımaktan yorulduğum insani sorumlulukları,
Şiir gibi sözcüklerle
Bencilce
Dizelere yüklemek ne kadar ayıp!

Biliyorum ayıbı ama tanrılar tanımıyor
Savaşta
Yırtılıyor kuş kadar utanıyorum
Kanatan payı...

Perihan YAKAR




 
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
TayyibeAtay
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 255


« Yanıtla #20 : Kasım 11, 2008, 19:38:28 ÖS »

köre(ğ)len köz be/bekler'ime
 bir yeni soft cam
gün/eş tapımında kır/ar kapımı
"Ay! inanmıyorum!"
Hocam!... Smiley

sen inanma
"AY" inanır o zaman:))))))))
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
fundadane
Ziyaretçi
« Yanıtla #21 : Kasım 12, 2008, 13:23:32 ÖS »



hayranlar çoğalmış recep abi Smiley

sizi gördüm bir merhaba için geldim.

gidiyorum.... güzeldi sizi görmek...

sevgilerimle, kallavi...
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Bünyamin Durali
Girişimci
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 197


« Yanıtla #22 : Kasım 12, 2008, 18:12:15 ÖS »

Sayın Recep Memiş, daha ilk şiiriyle, öyle bir hararetle ve bitimsiz bir muhabbetle karşılandı ki (bu sevgisizlikler coğrafyasında, ne güzeldir böylesi duyarlıklar) bu sitede, arkadan iki şiiri daha gelince, o muhabbetler daha daha yoğunlaştı. Söz konusu muhabbetlerin “esbab-ı mucibe”sinin, onun kendine özgü olduğu, örtük veya açık olarak sıklıkla duyumsatılan “şiirsel yapı”sı olduğundan hareketle, bu konuda odaklaşmak istiyorum.

Recep Memiş’in şiirinin en baskın (dominant) özelliği nedir? Sözcüklerin, hecelerine, kimileyin harflerine değin indirgenerek, parçalanmış (atomize, moleküler) bir görünüm arzetmesi. Bu biçim şiir yazanların ortak ereği, genelde, sözcükleri tekanlamlılıktan kurtararak, aslında bağrında taşıdıklarına ve kendilerinde içkin olarak bulunduklarına inanılan çokanlamlı yapılarının açığa çıkarılması, onların çok katmanlı organizmalarının deşifre edilmesidir.

Memiş’in “SEN / TEZ / GAH” başlıklı şiirinden (öteki iki şiire değinmeyeceğim) kimi dizelerle örnekleyelim:

“kökler / i-çin’de”. Şair, burada böylece hem “kökler içinde” hem de “kökleri çin’de” demek  ve okurunu iki katlı bir çağrışımsallığa sevk etmek istemektedir.

Bir başka dize: “is tirit ye / meni ya nar incisi”.  Burada, yassı solucanlar cinsinden bir deniz yumuşakçası olan “istiridye”, başka birçok anlamsallıklar oluşturmak için, sözcüksel bağlamda bozuşturularak “istiritye”ye dönüştürülmüş, “is, tirit, ye, yemeni, meni, ya, yanar, nar incisi”  gibi sözcük ve sözcük öbekleri sergilenmiştir.

O şiirden son örnek-dize: “yalpa vuran ey / yam / aç lara”. Burada ise, yalpa ve vuran sözcüklerinden, başka bir hece /sözcük türetilmemişken; “ey, eyyam, yamaç, aç, açlara” gibi sarmal biçimde ilerleyen bir sözcük-zincirlemesi inşa edilmiştir.

Bütün bunlar, görüldüğü gibi, “zekâ ürünü” işlerdir. Ama, o derece zor, ulaşılması olanaksız sonuçlar da değildir hani. Şair, istese, biraz daha bir gayretle, elde ettiklerinden daha fazla sayıda katmanlı hecelere, hece-sözcüklere ve sözcüklere ulaşabilir(di).

 İyi de, şiirin kazancı nedir burada?

1) Şiir(ler), ağırlıkla “saltık zekâ”yla yazılan / söylenen; söylemsel akışkanlığı öteleyen "kekeme metin(ler)" midir?

2) Şiirin şiirsellik katsayısı ve çıtası bunlarla yükselmiş oluyor mu?

3) Onun ötesinde, Recep Memiş’in şiir tekniği, şimdiye dek görülmedik, yeni / özgün bir estetik girişim midir? Bu cümlenin devamı olarak, bu kumaştan şiirin arketiplerini, Batı’da kullanıla kullanıla yıpratılmış bir estetikte, bizim İkinci Yeni’nin uç örneklerinde (İlhan Berk’in “Mısırkalyoiğne” yapıtı mesela), keza Necatigil’in “Divane Derkenar” şiirlerinde, tekil bir örnek sayılsa da (belki biraz daha farklı bir düzlemde) Cenk Koyuncu’nun “Akış”  adlı şiirinde, olağandışı bir aşırılıkla temellendirilmiş olan Tarık Günersel’in “Kilim” başlıklı deneyselliklerinde görmüyor muyuz?

4) Çokanlamlılık peşinde koşulurken, amaçlananın tersine, bir “anlamsızlık”, anlamsızlık değilse bile “anlam-dışı”lık sınırlarına varılmış olunmuyor mu böylece? Dolayısıyle, elbette ve zorunlu olarak, şiirin mantalitesi kendisiyle çelişmiş olmuyor mu?

5) Aşırı biçimcilik (morfolojizm), içeriğin / iletinin hepten dışlanmasını getirmez mi beraberinde?

6) Bu tarz şiir metodolojisini ve/ya poetikasını önceleyenler, şiirde, hele bizim Doğu’lu  şiirimizdeki (şiirin evrenselliği gerçeğini es geçmeden) “ses”in, temel taşıyıcı ve organik bir unsur olarak, şiirin bütünselliğini kuşatmasına ne diyecektir?

Sorular çoğaltılabilir ya, ben ilk aşamada aklıma üşüşenleri söyledim.

Kimileri belki, “Bünyamin Durali gene rahat durmadı, çatlak sesiyle gene gündemde kalmak istiyor” diyebilirler, desinler.

Ne soruyorsam, neyi sorguluyorsam, şiirin yüzüsuyu hürmetinedir. Milliyetçilik taslamayı, bölgeci davranmayı zerrece düşünmeksizin, ben de bir Trakya’lı olarak, Recep Memiş arkadaşa, bana bunları düşündürttüğü için, teşekkür ederim.
« Son Düzenleme: Kasım 13, 2008, 23:45:06 ÖS Gönderen: Bünyamin Durali » Moderatöre Bildir   Kayıtlı

ne vakit ?a??rsam umulmad?k zamanlarda yönümsün
recep memis
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 545



« Yanıtla #23 : Kasım 13, 2008, 01:41:22 ÖÖ »

yapraklar devşirdim
kızılağaçtan
(ç)iç ekleri kızıl/a-çalar
........


"CANIM A TABİİ"

Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"gırnata çığlığına, bir yalan roman yazılır" Recep Memiş
recep memis
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 545



« Yanıtla #24 : Kasım 13, 2008, 01:42:52 ÖÖ »

Alıntı sahibi: TayyibeAtay
sen inanma
"AY" inanır o zaman:))))))))

Ay; inanmıyorum! dememiş miydi? Hocam!... Smiley
« Son Düzenleme: Kasım 13, 2008, 02:19:27 ÖÖ Gönderen: recep memis » Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"gırnata çığlığına, bir yalan roman yazılır" Recep Memiş
recep memis
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 545



« Yanıtla #25 : Kasım 13, 2008, 02:13:41 ÖÖ »


insan sevgili funda
verdikçe çoğalan varlıktır
soframa çoğalan canlara
minnettarım elbette
benim yüreğim katıktır sade
az alan azaltsa da bir nebze
çoğ alan çoğaltandır
gerçekte


benim için de; güzeldi sesini duymak...
« Son Düzenleme: Kasım 13, 2008, 02:23:00 ÖÖ Gönderen: recep memis » Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"gırnata çığlığına, bir yalan roman yazılır" Recep Memiş
recep memis
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 545



« Yanıtla #26 : Kasım 14, 2008, 02:43:24 ÖÖ »

 Sayın Bünyamin Durali;  Arkadaşların esprilerini bu kadar ciddiye almasaydınız keşke... Smiley

Saygı ile....
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"gırnata çığlığına, bir yalan roman yazılır" Recep Memiş
Bünyamin Durali
Girişimci
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 197


« Yanıtla #27 : Kasım 14, 2008, 11:58:52 ÖÖ »

Merhaba Recep Memiş,

Gündelik yaşamımda, espriyi ve şakayı ben de çok severim, kaldırırım da. Gelgelelim, edebiyata yansımış esprilerin / şakaların, derin bir ironi ve humourla beslenmesi gerektiğini düşünürüm nedense. Sanırım, siz de aynı kanıdasınız.

Espri yapmıyorsunuz, değil mi?

Saygılar bizden.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

ne vakit ?a??rsam umulmad?k zamanlarda yönümsün
recep memis
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 545



« Yanıtla #28 : Kasım 14, 2008, 12:44:14 ÖS »


...

ölümün öte si morg
yanan an
ka
n
ın
öteki adı
kaç mil çeker
gözlerine
zaman yolsuzu
pulsar
uz aylı tayf unları
pri madonnanın
en
diksiyon
çığ
lıklar
konuşur seni
senden sonra
beni susar
yüzüme yüz
aşktır bu
kendini inkar
gül gam sesi
öptüğümüz
çocuklar
« Son Düzenleme: Nisan 06, 2011, 02:36:50 ÖÖ Gönderen: recep memis » Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"gırnata çığlığına, bir yalan roman yazılır" Recep Memiş
recep memis
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 545



« Yanıtla #29 : Kasım 15, 2008, 04:49:09 ÖÖ »

Merhaba Recep Memiş,

Gündelik yaşamımda, espriyi ve şakayı ben de çok severim, kaldırırım da. Gelgelelim, edebiyata yansımış esprilerin / şakaların, derin bir ironi ve humourla beslenmesi gerektiğini düşünürüm nedense. Sanırım, siz de aynı kanıdasınız.

Espri yapmıyorsunuz, değil mi?

Saygılar bizden.




EDEBİ ŞAKA YA DA (S)AVUNMA

               
-"sen/tez/gah" şiirin hasıdır bayım-

başınızın saplandığı çam urdan
gözlüklerinizi almalısınız siz bence
arar at denince satır arası
arpa tarlası  görüyor çünkü
gözleriniz en önce

oysa bilmelidir ki insan
bütün beygirleri dünyanın
ormancı beygiri değildir

bilmezsiniz ne tendir an'a dolanda
esmer esmer çekilip giden
çekik gözlerimizden
sar sar ışınlar sarınıp er/gene gene
mer/mer/ada  mavi boncuk nazarlık
kuz eylim leylim

siga sigara dum dumanaltı bayım
çayırönünde bi çim dermekten
dem dem/et içimi görmüyorsunuz siz

kıs kısır ak kişneyişin tan vakti
at eşte (t)üreyişi
er menicedir ahhh bayım
tan tandır/akta şimdi kör düğün
ala/dağın közleridir sen tez gah

al kışları kış kışlayın siz önce
saç/aklarınıza yuva kursun kırlangıçlar
yak ışıkları güneş ten olsun
iç erikler çiçek açsın gözlerinize
« Son Düzenleme: Kasım 15, 2008, 04:49:48 ÖÖ Gönderen: recep memis » Moderatöre Bildir   Kayıtlı

"gırnata çığlığına, bir yalan roman yazılır" Recep Memiş
Sayfa: 1 [2] 3 4 5 6 7 ... 37   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2009, Simple Machines XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!