Google Reklamları
İlk Romanım
Ötekileriz Kültür Sanat Girişimi Forumu
Şubat 10, 2012, 06:58:35 ÖÖ *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
  ANASAYFA ANAFORUM Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: 1 [2]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: İlk Romanım  (Okunma Sayısı 2292 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
AhmetSinkay
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 21


« Yanıtla #15 : Şubat 28, 2009, 15:03:01 ÖS »

Sayın zeyno ,

   Beni buna sürükleyen sebeblerden bahsetmek isterim sizlere , bir kitap olsun dedim , cosan akan bir ırmak olsun diye aklımdan gecirdim. Dediniz ki ; '' Aşk şiirleri olmaz '' benim bıraktığım romanın konusu aşk idi adı bile belliydi... Adı aşk sebebimin... Olmadı buna sürüklendin konusu bile kafamda tasarlanmıştı çökmüş bir aşk, bir kuş kanatı gibi, kalbini bir  ona germiş gibi... Seven bir yüreğe hep tuzak kurmuş gibi... Serseri bir gençten bahsetmiştim Dünya'da yenilmez bir devden, ama aşka yenilecekti.Akışı sağlandıkdan sonra romandaki kahramnımız kadın olan hasta oldugunu ögrenecekti, gencimizde peşinden gidicekti tabiki...

   Ben hep hayatın ellerin ucunda oldugunu düşündüm, benimsedim. Nietschze'nin bir şiiri var; Neyi yaşamak istiyorsan onu yaşa... Evet, ben bunu yaşamak istedim satılıp satılmaması gibi bi derdim yoktu. İnadina tüm yorgunluğuma inat gene yazmak istedim, ama yapamadım...

   Bazen yazmak istersin, yazamazsın... Sebebin olur, cümlelere dökemezsin.... Belki benimkisi ince bir sitemdi. Eleştiri almak istedim iyi veya kötü kimseye kırılmadan, gücenmeden ve onların doğrultusunda, yaptığım hataları ben göremem ama okuyucu, dinleyici görür düşüncesini benimseyerek...


   Sizlere kısa bir hikaye anlatmak isterim dinlediğimde etkilendiğim. Dört kelebeğimiz kahramanıdır bu hikayenin, her biri kendine özgü özellikleri ile ayrılmadan birlikte ucarlar sürekli ;

   Dört tane kelebek bir gün bir ateş görmüşler.Bunun nasıl bir şey olduğunu öğrenmek istemişler.Birinci kelebek ateşe biraz yaklaşmış ve üzerinin aydınlandığını görmüş.Arkadaşlarının yanına gelmiş ve:

-Bu ateş aydınlatıcı bir şey ! demiş.

   İkinci kalebek bununla yetinmeyerek daha fazla şey öğrenmek istemiş.Biraz daha yaklaşmış ve ısındığını hissetmiş..Demiş ki:

-Aynı zamanda bu ateş ısıtıcı bir şey!

   Üçüncü kelebek bununla da yetinmemiş,Biraz daha biraz daha yaklaşmış.Bir anda ateşin kanatlarını yaladığını hissetmiş ve yanmış kanatlarıyla geri dönmüş..Şöyle demiş:

-Ve bu ateş yakıcı bir şey!

   Sonuncu kelebek daha da çok şey öğrenmek istiyormuş.Biraz yaklaşmış,aydınlandığını görmüş.Biraz yaklaşmış ısındığını hissetmiş.Biraz daha yaklaşmış,ateş kanatlarını kavurmuş ve biraz daha yaklaştıktan sonra tamamen yanan kelebek"poff!"diye ortadan kayboluvermiş....

   Ateşin gerçekten ne olduğunu belki bir tek o öğrenmiş ama geri dönüp söyleyememiş...

   Çünkü o kaybolmuş ateş içinde ve bir şeyi,ancak içinde kaybolan bilebilirmiş!
Diğer kelebekler onu asla bulamamış ne külü kalmış, ne eseri, ne de kendisi...

   Yaşamaktır aşk...Gece ile gündüzü... Leyla'nın derdinden Leyla, Mecnun'un derdinden yine Mecnun anlar..Sen yoksun gülden, sümbülden banane? Bilirim, sevme senden, sevilme senden. Bilirim, gerçekte seven de sensin, sevilen de sen.

                                                     Saygı ve sevgilerimle...

  
« Son Düzenleme: Şubat 28, 2009, 21:11:45 ÖS Gönderen: AhmetSinkay » Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Komplocu
Berat Kardaş
ÖKS Girişimcisi
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 301



Site
« Yanıtla #16 : Şubat 28, 2009, 15:11:04 ÖS »

İnsanı diğer canlılardan ayıran en büyük özelliklerden biri 'Yazmak!'...
Yazmakla 'Yaz' olur, her mevsim...
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Komplocu Geldi Hanımmm!!! Darma daın... Darma Daın...
rikimikipiki
R?za Bozkurt
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 33



Site
« Yanıtla #17 : Nisan 24, 2009, 23:30:22 ÖS »

Başlığın ana fikri şöyle bir şey olmalı; küsmek, yazmaktan pek kolay efendiler.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

yeraltici
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 25


« Yanıtla #18 : Mayıs 07, 2009, 23:21:32 ÖS »

The End
Ben çok beğendim, "The End" öz bir roman olmuş; romanın ismi ve ilk harften itibaren korkuç sürükleyici T...h...e... ve ana tema zirveye çıkmış; sonrası hızlanmış ve E... n... d... anlatımıyla nefes kesici bir finişe ulaşmış. Tebrikler, çok sürükleyici ve akıcı, ama biraz uzun galiba; daha kısa çalışmalarınız yok mu Ahmet Bey? Bu,  sanırım biraz uzun bir çalışma olmuş, kimbilir ne emek ettiniz.
« Son Düzenleme: Mayıs 07, 2009, 23:24:37 ÖS Gönderen: yeraltici » Moderatöre Bildir   Kayıtlı
yeraltici
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 25


« Yanıtla #19 : Mayıs 07, 2009, 23:28:49 ÖS »

Nerede paylaşılan sayfalar? Ben görmedim de..
Sayın Zeyno, sayfalar çarşaf çarşaf meydanda, "The End" müthiş bir çalışma, böylesi bir roman hiç okumamıştım: bütün çalışmayı bir not defterine toplayabilirsin ve kağıt israfı olmadığından dolayı, en çevreci roman ödülünü de muhakkak alır.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
AhmetSinkay
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 21


« Yanıtla #20 : Mayıs 08, 2009, 23:25:53 ÖS »

    Sayın yeraltici, eleştirilerinizi 1 ay önce alsaydım romanın doğrultusuna ona göre devam ettirecek sizin edebiyat bilginize göre tabirinizce finale ulaştıracakdım. Siz sevgili edebiyat severlerden hiç bir yorum alamayınca kaldırmak zorunda kaldım. Belkide hazır değildim. Ama hala ısrarcıyım konum aşk... Ve birgün mutlak bitirip sizlere sunacağım...
     
                             Saygı ve sevgilerimle Ahmet SİNKAY
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
alisinkay
ÖKS Girişimcisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 22


« Yanıtla #21 : Mayıs 10, 2009, 23:27:24 ÖS »

Sevgili Ahmet,
Bu siteye her bakışımda nedense en tepede senden birkaç kelime buluyorum. İleti sayına baktığımda ise çok da fazla değil. Bu tamamen tesadüf mü? Bilemiyorum. Ancak şunu biliyorum ki, yazmak dünyanın en zor işlerinden biri. Mükemmel olmasını istiyorsun. Okuduğun zaman önce kendin beğenmek istiyorsun. Yırtıyorsun, yeniden yazıyorsun. En sonunda baktığında ise, kocaman bir hiç aslında hiçbir şey yazmadığını görüyorsun.

Burada kaç kişide bu olur bilmem, "Yazmak çalışmaktır" derler. Ancak ilham olmadan ne kadar yazılabilir bilmiyorum. Yatağımıza yatarız ve tıpkı bir ezgi yaratır gibi kelimeler beynimizde sıralanmaya başlar. Yatağınızdan kalkamazsınız, o anın büyüsünü bozabilir korkusu olur içinizde.

Ve kafanızdan geçen hızlıca akan kelimeler sizi nereye götürecek, bunun merakıyla da beklersiniz. Ve hikayeniz son bulur, Harikadır. Hemen yatağınızdan kalkar ve kağıt kaleme sarılırsınız. Ama az önceki kurgudan, cümle sıralamasından eser kalmamıştır. İlham gitmiştir. Toparlamaya çalışırsınız. Çocukluğunuzun hayal gücüne, hayal gücünüzü besleyen tanıdıklarınıza küfürler edersiniz. Ama aslında onların suçlu olmadığını da çok iyi bilirsiniz. Çünkü o kelimeler ruhunuza gelmiştir. O an uyuyor yada uyanık olmanız hiçbir şey değiştirmez. Eğer uyuyor olsaydınız rüyanızda görecektiniz.

Çalışma çabalama değildir. Bir kelebeğin kanatlarından yayılan rüzgarın fırtınaya dönüşmüş halidir ilham. Düşünceleri kalıba sokmak istersiniz. Sanat kullanmak, kifaye koymak, estetik katmak istersiniz ve her uğraşınızda sonuç daha da kötüleşir. Ona engel olmamak, ona çizgi çizmemek gerekir. Özgür bırakırsanız her kanat vuruşta daha da güçlenir, Koleksiyon yapmak isterseniz, odanızın duvarında iğneye batırılmış, solgun bir kelebekten farkı kalmaz. Sevgili kardeşim. Kısa süreli ilham perileri ile yazar olmak gerçekten zordur. Şair olabilirsin, belki kısa öyküler de yazabilirsin. Ama roman da önce sağlam bir kurgu gerekir, ardından basitlik ve okuyucuyu yormamak, ve sürüklemek gerekir. Her bölümde sonu merak edilebilir olma, fantazi romanlarında bu daha kolaydır. Çünkü tamamen hayal gücünü esas alır. Ancak bir aşk hikayesinde şaşırtıcı olmak gerçekten zordur. Love story yada İtalyanca Aşk Başkadır, başarılı bulduğum asşk romanlarından. Ve salt bir konu değil, iç içe girmiş hikayeler bütünü ile başarıyı yakalamışlardır.

Serzenişinde haklısın. İnsanoğlunun kötü bir özelliğidir, bilgiyi saklamak. Ancak bilginin de bir zekatı olduğunu öğrenmek gerekir. Zekatı verilmezse diyetinin ödeneceği unutulmamalıdır. Ve insan öldükten sonra eser bırakma şansını yitirir. İyi bir öğrenci ise eserlerin devamını sağlar. Bilgi istemek ayıp değildir. Bu kadar çok yazarın arasında gelip yardım istemek ve paylaşımda bulunmak ise bir risktir. Bununla birlikte müthiş bir özgüven ve büyük bir cesarettir. Ve burada olumsuz eleştiriler görme ihtimalin yüksektir. Uzmanlara sorulan her soru acemice gelecektir. Ancak unutulmaması gereken şeyse her uzmanın zamanında azemi olduklarıdır.

Seni tebrik ediyorum. Ve her zaman her arkadaşına ve her gence verdiğim tavsiyeyi yineliyorum. Okuyun, bulabildiğiniz her şeyi, her fırsatta okuyun. Okumak düşünce ufkunu açacaktır. Okumak değer yargılarını geliştirecek, okumak farklı gözlükler verecektir. Okumak subjektif değerlendirmeyi engelleyip toplumcu bir bakış getirecek, benliğin biz için var olduğunu öğretecektir. Senden başka hiçkimse yeryüzünde olmasaydı, yazmanın da zekanın da , başarının da anlamı kalmazdı. Tüm bunlar başkalarıyla anlamlanıyorsa önce başkalarını öğrenmen gerekecek diye düşünüyorum.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Mehmet Ak
ÖKS Kurucu-Yönetici
ÖKS Girişimcisi
******
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 145



Site
« Yanıtla #22 : Mayıs 11, 2009, 09:27:08 ÖÖ »

Sevgili Ali o kadar anlamlı ve net yazmış ki, artık söylenecek söz kalmamış gibi. Ama;

Sevgili Ahmetin bu serzenişlerinden bana da bir pay çıkıyor diye düşünüyorum, haklı da olabilir, ben de öykü ve romanla ilgileniyorum çünkü.
Ama sanat hiç bir zaman "tek  kaynak" tan beslenemez. Sanatçı kendini nasıl ifade ederse etsin, sanatın diğer alanlarından kendini ayrı tutamaz. Bunu ne için söylediğime gelince, Ahmetin form sayfasına, önünde saygıyla eğildiğimiz sanatçılar bir şekilde katkı sunmaya çalışmışlar zaten...
Site yöneticileri olarak, formlarda pek fazla boy göstermekten yana değiliz. Ama duyarsız olduğumuz da düşünmemenizi diliyorum.Yazmak sancılıdır unutmamak, yılmamak gerekir.
Sevgilerimle...

Moderatöre Bildir   Kayıtlı

ah bu lambalar, küçücük c?l?z lambalar…
Sayfa: 1 [2]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2009, Simple Machines XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!