ÖTEKİLERİZ KÜLTÜR SANAT GİRİŞİMİNİN SANAT ANLAĞI
Kültür-Sanat tarihi boyunca akımların, manifestoların ve bunların üzerine yapılmış tartışmaların havada uçuştuğu mazi denen defterin hatırındadır. Hatırımızda olmadığından kaynaklansa gerek; günümüzü, geçmişin tekrarına dönüştürdüğümüz de bir gerçek. Bu tespitten hareketle; kültür-sanatın mutlaklaştırılamayacağı, her ne söylense bir eksik kalacağı herhangi bir yönüyle muhkem duvarlarla çevirerek kategorize etmemek gerektiği, ancak sanatın bazı evrensel genel kabullerinin olduğu anlayışına varılmıştır:
1. Sanatsal ürün; biçem, içerik, geçirgenlik gibi açılardan çeşitlendirilebilmeli, imge ve anlam bütünlüğünden ayrıştırılmamalıdır.
2. Devingenlik, sanatsal ürünün sabitlenemezliğinin sigortasıdır.
3. Arketiplerinde çağların birikimini taşıyan, sürekli değişen, gelişen ve önceline estetizmi koyan hiçbir ürün bağnaz ve derinliksiz olamaz.
4. Sanat; geçmişle, anla ve gelecekle sınırlı değildir. Sonsuzdur.
5. Sanatçı, evrenden yakaladığı iç sesi ruhundaki fırtınayla şekillendirebilen insandır. Yine de aslolan kendisi değil, ürettiğidir.
6. Çocuktur. Hayatı tanıma heyecanı, dünyayı hayretle izleyen gözleri vardır.
7. Sanatçının sosyal, ekonomik ve politik konumu ürünü değerlendirmede birincil kıstas olmamalıdır.
8. Sanatı ticari bir meta olarak algılayan ve sadece kendi adlarına değil, sanat adına da ödünler veren kişi, kurum ya da kuruluşların duruşu ve âkıbeti, sanatın değil politik ideolojilerin ve etik bilimlerin konusudur. Onların adlarının zamanın belli noktalarında sanatla yanyana anılması, geçici bir illüzyon halidir. Tarih iyi tüccarlarla doludur. İyi sanatçılarla da. Ama iyi “sanat tacirleriyle” değil.
Ötekileriz Kültür Sanat Girişimi





